S E R Z E N ! Ş L E R

Özgürlüğün tadını çıkartın. . .

Ülkemizle gurur duymanın vaktidir: Arş, arş ileri

Posted: Cihat ARPACIK on May 04 | Habercinin Not Defteri

 

Ülken adına sosyolojik kavramlarla, devşirme kelimelerle konuşmak varken niye her lafın altına böyle, buğusu hala üstünde hele içine birde anne kalbinin düştüğü bir sıcak çorba gibi kelimeler düşüyorum, aslına bakarsanız bende bilmiyorum.

Sol demişken, ben solu Chavez’den öğrendim. Ernesto Cardenal’den. Marilyn Monroe’nin elindeki telefona şiir yazan, “Yalvarıyorum Tanrım, sen aç o telefonu” diyen şairden.

SerzenişlerCom’dan Cihat Arpacık yazdı

img368/9509/kopyascopyresimxe5.jpg
Ülkemizle gurur duymanın vaktidir: Arş, arş ileri

Cihat Arpacık- cihatarpacik@gmail.com

Ülken adına sosyolojik kavramlarla, devşirme kelimelerle konuşmak varken niye her lafın altına böyle, buğusu hala üstünde hele içine birde anne kalbinin düştüğü bir sıcak çorba gibi kelimeler düşüyorum, aslına bakarsanız bende bilmiyorum. 1 Mayıs’tan bahsedeceğim. DİSK gibi Eğitim-Sen gibi bu ülkenin değerlerini korumak uğruna zerre hareket etmeyen kuruluşlardan değil ama ülkenin yarınları uğruna hala umudu olan adamların, işçilerin, gençlerin o haline üzülmek için illa ki solcu olmaya gerek yok. 

Anlatmak istediğim tam olarak bu!  Sol demişken, ben solu Chavez’den öğrendim. Ernesto Cardenal’den. Marilyn Monroe’nin elindeki telefona şiir yazan, “Yalvarıyorum Tanrım, sen aç o telefonu” diyen şairden. Şubat soğuğunda selpak satan çocuğa da başındaki örtüyü çıkarmadan okulun kapısından içeri alınmayan kızlara da aynı derecede üzülen amcalardan öğrendim sol kültürü. 

Mesele bir Deniz Baykal gibi, DİSK’çiler gibi düşünmüyor olmam polis copları tarafından kafası parçalanan insanlara üzülemeyeceğim anlamına da gelmiyor. Ama hala birileri, aynı otobüste işimize gittiğimiz aynı sıraları paylaştığımız birileri bu ülkeyi sağcı-solcu-dindar-laik diye ayırmayı, en basit ifadeyle söylemeliyim, marifet biliyor. Akan kandan medet bekleyen birileri. 

Sendikaların Taksim isteğini anlayabiliyorum ama ısrarı maalesef…  Ne oldu şimdi. Değdi mi yani. Polislere değinmeyeceğim, biz onları TEKEL’in önünden de biliriz. Ama sapına kadar bu ülkenin insanı olduğunuzu söyleyen sizler ne yapmaktasınız. Ne yapmaktasınız bu ülkenin ormanları için, fırsat eşitsizliği için, yani bir Taksim çözecekse her şeyi buyurun. Provokasyon olsa da olur. Bir 35 kişi daha da ölsün, evet madem bir gün sonra bu ülke daha aydınlık bir yarına uyanacak kendimizi feda edelim. 

Madem bir Taksim her şeyi çözecek, mesela dünya tatlısı Dilara’lar öküz belediyecilerin hataları sonucu ölmeyecek! Ovacık’ın meydanında şarkı söyleyen bir genç, spor ayakkabı giydiği için işkenceden geçirilmeyecek, tamam en önde biz olalım.  Bir torba pirinç için oy veren kıllı bir de göbeğini kaşıyan adamlar, artık çaresizlikten, ne yapsın yani, bir torba pirince oy vermeyecekse çıkalım taksime mesela…  Değil mi ama ?

Name

Email

Website

Speak

Bağlantılar

Estetik Estetik estetik estetik Burun estetiği dekorasyon lazer epilasyon