Türban Takanları Yakalım mı?

Sizler bu hanımlar hiç olmasın istiyorsunuz. Bu hanımları aynı milletin fertleri olarak görmüyorsunuz. Bu hanımlara, böyle hanımlarla evlendikleri için kocalarına ,onlardan doğdukları için çocuklarına da karşısınız. Nefret geliştirmişsiniz.
Bu yazayı tarafgir bulup, anlamını azaltmaya çalışmak isteyenler için haykırıyorum.
Annem, kızkardeşim, teyzem, halam, anneannem, babaannem, bunların gelinleri ve yedi sülalem içindeki hiçbir kadın, dayılarımın ve amcalarımın hanımları başörtülü ya da türbanlı ya da tülbentli ya da çarşaflı ya da burkalı değildir.
TV8 Ankara Program Müdürü Erkan Tan’ın mansethaber.com’daki yazısı
Başörtüsü ya da türban takan ve hayatını bu şekilde geçirmek isteyen hanımefendiler milletin en büyük derdiydiler, şimdi iyice gündeme geldiler.
Türkiye’nin yıllardır enerjisini harcadığı, birbiriyle tartıştığı, bir türlü üzerinde görüş birliğine varamadığı ve en sonunda kabız olduğu en sancılı mesele.
Şimdi bu işi nasıl çözeceğiz diye kıvranıyoruz.
Başını örterek yaşamak isteyen, buna inanan, bu vaziyette gezen, dolaşan ve bunun doğru olduğunu düşünen hanımlarımız var mı?
Evet var!
Beğenirsin ya da beğenmezsin. Düşüncelerine katılırsın ya da katılmazsın. İnancını paylaşırsın veya paylaşmazsın ama var böyle insanlar.
Bizim insanlarımız bu hanımlar. Beraber ağlıyoruz, beraber seviniyoruz, hastane kapılarında beraber sıra bekliyoruz, çocuklarımızı askere beraber gönderiyoruz. Sev ya da sevme aynı vatanda birlikte yaşıyoruz. Aynı milletin fertleriyiz.
Öyle mi ? Değil mi?
Fakat bazılarımız bu hanımları feci halde rejim düşmanı, Atatürk ilke ve devrimlerinin karşıtı, kendi doğrularına ve yaşam biçimlerine tehdit olarak görüyorlar.
Doğru olabilir…! Küçümsemiyorum…! Reddetmiyorum…! Onları da anlamaya çalışıyorum…!
Ama bir ve beraberiz…!
Bazen başörtülüler yok diye kiralıyoruz ama karşı daireyi de onlar kiraladıkları için aynı apartmanda karşı komşumuz oluveriyorlar.
Kimi zaman iş yerimizde en sevdiğimiz ve güvendiğimiz arkadaşımızın kızkardeşinin de başının örtülü olduğunu öğreniveriyoruz.
Yalan mı…?!
Ya da üniversitede çok iyi anlaştığımız, beraber ders çalışıp, birlikte kopya çektiğimiz kız ya da erkek arkadaşımızın annesinin de başının örtülü olduğunu hatırlayıveriyoruz.
Daha da ilginç olanı, böyle yaşamak isteyen, uzak yada yakın kendi akrabalarımız gözümüzün önüne geliveriyor.
Nasıl olacak peki…?!
Bu sorunu nasıl çözeceksiniz…?!
Bu hanımlardan ve onların yaşam biçimlerinden rahatsızlık duyanlar, korkanlar size soruyorum.
Öneriniz nedir ?
Ancak ben çok iyi biliyorum ki sizin kesinllikle karşı olduğunuz tek konu bu hanımların üniversitelere başörtüleriyle girmeleri değil.
Sizler bu hanımlar hiç olmasın istiyorsunuz. Bu hanımları aynı milletin fertleri olarak görmüyorsunuz. Bu hanımlara, böyle hanımlarla evlendikleri için kocalarına ,onlardan doğdukları için çocuklarına da karşısınız. Nefret geliştirmişsiniz.
Onlar içimize girmeye çalıştıkça ürküyorsunuz. Aramıza karıştıkça korkuyorsunuz. Adeta bir ve beraber olalım istemiyorsunuz. Onlar size doğru geldikçe siz kendinizi çekiyorsunuz.
Anlaşmak değil görüşmek bile istemiyorsunuz. Görüşmek değil konuşmak bile istemiyorsunuz. Konuşmak değil karşılaşmak bile istemiyorsunuz.
Ne istiyorsunuz?!
Bu insanları, tren vagonlarına doldurup, Silopi’ye kadar götürüp Habur sınır kapısından dışarı mı atalım?
Ya da bu hanımları, onların çoluk çocuğunu, sizin gözünüz görmesin diye vagonlara doldurup yakalım mı?
Veya başörtüsü mangaları, SS (simgelerle savaşanlar) tugayları kurup, başörtüsü türban kullananların başlarından zorla örtülerini mi çıkartalım?
Toplumsal barış böyle mi zedelenmez…?!
Bu yazayı tarafgir bulup, anlamını azaltmaya çalışmak isteyenler için haykırıyorum.
Annem, kızkardeşim, teyzem, halam, anneannem, babaannem, bunların gelinleri ve yedi sülalem içindeki hiçbir kadın, dayılarımın ve amcalarımın hanımları başörtülü ya da türbanlı ya da tülbentli ya da çarşaflı ya da burkalı değildir.
Karımı zaten herkes biliyor.









Allah akıl fikir versin ne alakası var türbanlıları yakmakla makmakla, geçen gün türbanlı bir bayan konuşuyordu ” ben laik değilim şeriat istiyorum” diye o zaman tarikatlardan gelip üniversiye giren türbanlıları da görmezlikten gelelim, ya da üniversiteye giremeyen %1.2 AZINLIK için yasa çıkartıp ülkeyi bölelim heralde 2. secenek daha güzeldir .
02 Mar 2008 Saat: 23:13
Ben bir başörtülüyüm
Hiç utanmadım başörtülü olmaktan. Bu ülkede doğdum bu ülkede öleceğim. Benim gibi olmayana düşman gözüyle bakmıyorum. Başı açıkları seviyorum onların da beni sevdikleri gibi. Benden rahatsızlık duyanlar benden kaçabilir. Ama aşağılayamaz. Ben de bir insanım. Sizin gibi etten kemikten bir insanım.Eksiğim yok fazlam yok. Benim de duygularım var onurum var. Kendime göre bir gururum var. Ben de bu ülkenin vatandaşıyım. İkinci sınıf olmaya alıştım artık nasır tuttum ağlamıyorum da. Düşünüyorum ben bu insanlara ne yaptım, ne yaptım da ben, benden nefret ettiler. Ben her koşulda bu ülkede yaşayacağım ve bu ülkede öleceğim.
02 May 2008 Saat: 15:11
utanmıyormusunuz bunları yazmaya ne biçim insansınız siz ya
çevrenizde akrabalarınızda hiç mi başörtülü yok utanın insanlıktan nasibini alamayan yaratıklar.yazıklar olsun birazcık saygınız olsun insanlığa.insanların kılık kıyafetine ne karışıyorsunuz bacınız yada çevrenizdeki o açık insanlar soyunduğu kadar soyunuyor bişey diyen yok kapanınca kabahat oluyor demi utanın kendinizden utanın o açık insanlar yanından geçen erkeğin ahlakını ne kadar bozuyo ona ne küfürler ediliyo bilseydiniz umarım böyle düşünmezdiniz……
09 Nov 2008 Saat: 23:01