Soğuk bir Şubat, ama sıcak bir yazı

Yazar: Taha Demirbilek Tarih: 18 Feb 2008

 

Taha Demirbilek / SerzenislerCom

Değerli okuyucularım ;
               Soğuk bir şubat akşamı sizlerle beraberim. Güzel ilimiz İstanbul’un Bağcılar ilçesinden hayatı, gündemi, siyaseti, eğitimi ve birçok sorunu dile getirmeye çalışacağız gücümüz yettiğince. Her yazı, her serzeniş, bir ilmi değeri sonraki nesillere bir şeyler anlatabilme cabası içerisinde olan eğitimcilerin ayak seslerini duyamamanın endişesi içerisindeyim.
Bizim de karalayacak bir şeylerimiz olduğu için kendimizi bir nebze mutlu hissediyoruz. Çünkü derdimiz var. Bir çabası, bir iddiası, bir sözüm var diyebilenlerle aynı safta olmak güzel olsa gerek. Bu yazımızda biraz karışık gideceğiz. Güne uyması açısından (kar ile karışık yağmur misali).
            Bir lise veya ilköğretim öğrencisi tarihini, siyasetini, yönetilme biçimini, Türkiye de dönen olayları televizyonlarda yayınlanan dizilerden (kurtlar vadisi vs.) öğreniyorsa, 5 yaşındaki çocuk dizinin olduğu saati bekliyorsa işimiz bitti demektir. Ayağa kalkma vakti geçiyor.                                        
             Diriliş için bir şeyler kaybetmek mi gerekiyor?  
Eğitim sistemimiz yerinde sayıyorsa bunum düzeltilmesi için çaba sarfedilmiyorsa bu dizi izleyen öğrenciler bir gün bu işi düzeltmeyenleri yargı huzurunda hesaplarını alacaklar.


Milli eğitime buradan sesleniyorum. (herkes bir yerlere sesleniyor zaten) Yüksek öğrenim kurumuna sesleniyorum. Açık üniversitelere sesleniyorum. Açık liseye bunları yöneten söz sahibi olan sadece ay sonunu bekleyip maaş alan zihniyete değil. Derdi ve çabası olan bir öğrencimizi  mezun edip ülkeye faydası olması için çırpınan insanlar yetiştirme gayreti içinde yanıp tutuşan bir eğitim sistemi ve liyakatli kişilerin ehliyetli kişilerin bu işe sahiplenmesi yıllar almasın lütfen. Eğitim ve öğretim bir ülkenin atar damarıdır. Eğer iyi besinle yeterli seviyede desteklemezseniz ekonomiye bağlı olarak istihdam için eleman ihtiyacını karşılayamazsınız ve ülke çöker.
              Eğitim deyince hemen geçilmiyor işte..
Açık öğretim üniversiteleri (açıktan eğitim görme) harçlarını yüksek tutmaları, öğrencilerin okumama gibi durumlarının hesabını kim verecek (düşünecek).
               Eğitimli nesiller istiyoruz ama. Eğitimli olmaması için elimizden geleni yapıyoruz. Bazıları da aman boynuz kulağı geçmesin diyor. Öğrencisi gelir kendisini koltuğundan eder mantığı ile korkma endişe ile karalama başlatılası ne acı. Tüküreyim böyle bir hayat iksirine. Daha ne beklersin, isminin önüne prf yazan şahsiyetlerden. Yıllık harçlar (açıköğretim ünv.) 600ytl 700 ytl dolaylarında olan bu eğitim sistemine açık öğretim üniversitelerimi demek lazım. Para üniversiteleri mi demek lazım. Eğer bir öğrenci harçların fazla olmasından ve yeterli eğitim alamamaktan serzenişte bulunuyorsa bu üniversitelere acil bir düzenleme getirilmesi icab eder. Bu üniversitelerin iş sahasındaki başarıları ve bölümü üzerine ihtisas ve başarı sağlayan öğrencilerin durumu ortadadır. Üç kişi okulunu bitirip bir yerlere gelmesini başarı kabul edenlere hayret ederim doğrusu. 100 kişilik bir sınıfta başarı; yüzde 70’inin 4 üzeri not alması almalıdır ki, işte başarı budur dersin ve gururlanırsın. Nerde bunlarda öyle kafa. Peki bunlar bu makamlara nasıl geldi 1970’lerde 3 günde üniversite diploması alarak.  Ve 48 sene öğretim görevlisi yaparak. Bir ayağı mezarda zaten bu adamların verin emekliliklerini gençlere yol açılsın. Bu öss sınavı yok mu her sene değişiyor. Bakanın müdürün canı sıkıldı değiştir. Ya kardeşim bir kurul oluştur, her kesime fikrini sor. En oluru ne ise onu koy yürürlüğe her sene bir değişiklik, tutmadı seneye bir daha değiştir.
                 Sizin anlayacağınız eğitimde de kaldık.

                Bizde yazmasak eksik kalacak. Bir iki cümlede biz sıkıştıralım. Rant üzerine kurulu buradan koltuklarını odalarını (alttan ısıtmalı) ısıtan ve buralardan hayat serüvenlerine maceralar katanlar bir gün başörtüsünü savunacaklarına kendileri de inanamayacaklar. O günü görürmüyüz bilemeyiz ama rant kesilince, su kesilince hımmm bu ülkede devlete bile parmak ısırtacak halk var diyecekler iş işten geçmiş olacak. Halk olmayınca devlet nerden olacak. Eğitimle ilgili yazmayacaktım ama yazmadan edemedim. Yahu eğitimin olmadığı bir yer var mı? Ekonomi, sosyoloji, psikoloji, din, siyaset, iletişim vs..

                  Birazda siyasetten….  Kişilerde biter iş. Sen kendini düzeltmezsen ülke düzelmez. (İşte sana slogan) eğer sen ben biz onlar herkes kendine çeki düzen verirse kimse el kaldırmadan oy vermeden ülkenin refaha ulaşacağından, herkes emin olsun garantisi benden.
                   Bu ülkede ehliyetli, liyakatli cefayı sefa ve vefaya döndürüp halkla devletin kucaklaşmasını sağlayacak adaletli idarecilerin ülkeye başkanlık etmesi sahip çıkmasıyla, hakim olmasıyla, halkın mutlu bir yaşam sürmesiyle, mutluluğa kavuşacağı günler yakın demektir. Bu kadar adam geldi geçti.
                    Sayın Taha Demirbilek ne yani bir tane mi insan sağlam kadrolarla gelmedi ülkenin başına ?

                    Geldi ise halk arkasında durmadı. Durdu ise dış mihrakların oyununa geldi. Kendi ülkende sana buğdağ ektirmeyen güçler bir gün gelir bu ülkede yaşama hakkını da elinizden alırlar. Bu nedenle halkı arkasına alıp bir şeyler peşinde koşarken bazen de halkı önüne alıp bu halk ne yapıyor diye sürekli kontrol altında tutacaksın. Birazda ilimden fenden bahsedecektik zaman kalmadı.

Haftaya görüşmek dileğiyle..                  

 Taha Demirbilek / SerzenislerCom

                   tahademirbilek@gmail.com

Yorum yapın



Arama


Sosyal Ağ

SPONSORLAR

sidebanner sidebanner sidebanner sidebanner