Serdar Akinan yazdı: Ahlaksız kim?
Akşam Gazetesi yazarı Serdar Akinan yazdı:
”
AK Parti’nin içinden geldiği hareket yani Erbakan Hoca önderliğindeki siyasal İslam, Kemalizm’in “muasır medeniyet” hedefini yani “Batı”yı reddeder.
O yüz binler, “Hak geldi batıl zail oldu” cümlesini unuttu.
![]() |
|
Sayın Başbakanımızın, “Biz Batı’nın değerlerimize ters düşen ahlaksızlığını aldık…” saptaması muhteşem.Elbette, katılıyorum… Büyük itiraftır…Ancak bu veciz cümledeki ifadeleri açmak gerek. “Biz” kim? “Değerlerimiz” ne? “Ahlaksızlık” ne? AK Parti’nin içinden geldiği hareket yani Erbakan Hoca önderliğindeki siyasal İslam, Kemalizm’in “muasır medeniyet” hedefini yani “Batı”yı reddeder. Reddiyeyi kavramak için parti sloganı haline getirilen şu ayeti kerimeyi doğru okumak şarttır. “Hak geldi batıl yok oldu.” Bugün AK Parti’nin kadrolarında; yurdun dört bir yanında bürokraside, belediyelerde, medyada, iş dünyasında, teşkilatlarda çalışan yüz binlerce insan bu hareketin öz evladıdır. Bu cümle ile büyümüşlerdir. Bu hareket içinde merkezde yer alan genç ekip 90’lı yıllarda bir karar aldı ve yıllar içinde koparak AK Parti’yi kurdu. Bu ekip 1989’da duvarın yıkılmasıyla tek kutuplu bir dünyanın şekillendiğini; küreselleşmeyi; Türkiye jeopolitiğini farklı okudu. Tabanla tavan; merkezle çevre arasındaki gerilimde akıllıca pozisyon aldı. Bu gerilimi oya tahvil etti. Sonuç: Tek başına iktidar, Meclis çoğunluğu, yerel yönetim hakimiyeti ve Çankaya Köşkü’dür. Bu bir zaferdir. Peki bu süre zarfında ne oldu? O yüz binler, “Hak geldi batıl zail oldu” cümlesini unuttu. Washington ve Kudüs’ün kapısı aşındırılmadan; biat etmeden; bu sistemde iktidar olmanın imkansız olduğunu gördüler. Bugün, Irak’ta bir milyon Müslüman katledilirken, Filistin’de milyonlarca Müslüman açlığa mahkum edilirken seslerini yükseltmeleri imkansızdır. “Batı’nın ahlaksızlığını aldık” diyor Sayın Başbakan… Katılıyorum. Batı’nın ikiyüzlülüğünü biz Cezayir’den biliriz. Bosna’dan biliriz… Telafer’de gördük… Afganistan’da görüyoruz… Tarihi bir itiraftır. Erbakan Hoca ve etrafında kalan bir avuç insana; Milli Gazete’de yazan onurlu; vicdanlı Müslümanlara bakıyorum… Ağlayarak ellerinize sarılıyor ve bu milletin “muasır medeniyet” denilerek yetiştirilen evlatları adına sizlerden özür diliyorum. Tüm yaşamlarınızı vakfederek yetiştirmeye çalıştığınız bu kuşağın ne hale geldiğini gördükçe sıkışan yorgun kalplerinize bir nebze ferahlık verecekse… Ben, özür diliyorum… Yıllar önce bir “gâvur okulunda” okudum. Saint Benoit’da… Ahlakı iki kişi öğretti. Biri papazdı, diğeri ilahiyat mezunu bir Türk hoca… Bana öğretilen ahlak ne Batı’da ne Doğu’da saklıydı. İnsanın içinde; vicdanında saklıydı. Mücahit olacağız diye yola çıkıp müteahhit olan bu kuşağın zihinlerinde ve kalplerinde saklı bir ahlak olmadığı açık. Ahlak vicdanda saklıdır. Vicdan sahibi mücahitlerden olduğunuzu savunabilir misiniz? Hangi yüzle? |
Washington ve Kudüs’ün kapısı aşındırılmadan; biat etmeden; bu sistemde iktidar olmanın imkansız olduğunu gördüler.”








