Özgürlük

Bağımsızlık, hayatımızı inşa etme manasında en önemli faktördür.
Bizler hayatta var olmanın yanında yaşadığımız topraklar ve hak iddia ettiğimiz vatan için yaşarız ve ölürüz.
Devletlerin ayakta kalabilmesi sosyal ekonomik ve siyasal alanda söz sahibi olabilmesi bağımsızlıklarını ilan etmesi ile gerçekleşir.
Hiçbir devletin, kabilenin boyunduruğu altına girmek istemez. Kendi yönetim sistemini, yaşam tarzını ve hayat standardını kendisi belirlemek ister.
Kişi haklarının ihlali neticesinde toplumun veya devletin savaş açma hakkı olmasa da bu bireysel anlamda olmasa da özgürlüklerin kısıtlanması emir altında yaşamaya karşı isyanı doğurur.
Son yıllarda gördüğümüz bağımsızlıklarla gelen özgürlüklerin hiçe sayılması savaşların ardı arkası kesilmemesine neden olmuştur. Afganistan, Çecenistan, Irak, Lübnan ve bu gün halen devam eden Filistin devletlerinin ele geçirilmesini isteyen bir takım kendisini bilmez milletlerin çabalarının boşa çıktığını görmekteyiz.
Eğer siz yıllarca bir kediyi bakıp beslediyseniz size bir gün nankörlük yapacağını nerden bilebilirsiniz. Onun özgürlüğünü kısıtlarsanız bir odaya mahkum ederseniz sizi öldürmeye kalkar.
Özgürlüğün sadece kendilerine özgü bir nitelik olarak gören kurallarını kendileri koyan batılı zihniyetinin hep kaybedeceği zamanla görülecektir. (görülmüştür.)
Özgürlük bir devletin bağımsız olma unsurlarından biri olarak ele alınması halkın refah yaşaması babında vazgeçilmezlerindendir.
Avrupalı devletlerin buna kota koyması, insan haklarını hiçe sayması, zulüm ve baskıyla yıldırmaya çalışması insanlıktan nasibini almamış bu caniler dünyayı bu şekilde ele geçireceklerini zannediyorlar.
Özgürlükten, demokrasiden, bağımsızlıktan dem vuran aydınlarımız yaşananları görmemezlikten gelmesi tepkisiz kalması onların attığı her bombaya yardım etmeleri anlamına gelir.
Özgürlüğün kalemlerinle kısıtlanması(susturulması)
Bu gün İslam’i devletlere (yurttaşlarımıza) yarın bizlere geleceğinin hiç farkında değiller mi.
Yazısını parayla satan aydın diye geçinenler aslında o kültürün pohpohlamasıyla bir yerlere gelmişlerdir. Bir zaman gelecek o da çok yakın olacağı kesindir. Onlarla birlikte nasıl çöktüklerini kendileri de anlamayacaklar ve inanamayacaklar.
Ahlakını kaybetmiş(yitirmiş) bir toplumun yarınlara kalması tasavvur bile edilemez.
Vahyin inşa ettiği insanlar olarak düzeni ve saadeti getirecek olan bizler, hayatı anlamlandırma manasında girişimci olmak en büyük görevlerimizden birisidir.
Özgürlüğü için kaçan özürlüler
Özgürlüğü için mücadele etmeyen özyurdundan kaçan ahmaklar da yitip gideceklerinden haberleri olmasını isterim.
Özgürlük sadece yurdunu savunmakla da olmuyor. Yaşadığımız topraklar üzerinde hak sahibi olabilmek, çalışma alanımızın her safhasında kendini yenileyebilmektir.
Abdul Hekim Yıldız / abdulhekimyildiz@gmail.com








