Neden normalleştik

Yazar: Taha Demirbilek Tarih: 25 Mar 2008

 

SerzenişlerCom yazarı Taha Demirbilek’in yazısı: 

Böyle bir yazıya başlarken giriş gelişme olmaz yazılan yazının içeriğine, muhtevasına aykırıdır. Burada yaşanmış acıların, dışa vurulan ızdırapların, insanın içinden gelen duygu sarhoşluğudur.

Sonuçtan başlasak ta olur gelişmeden başlasak ta olur mantığıyla yazılan yazıların olması gerektiğine inanıyorum. Sön dönemlerde dikkatimin onların üstüne daha çok yoğunlaşması bende yazma gereksinimini bir nebze daha artırdı. Her gün yanlarından geçtiğimiz farkına bile varmadığımız birazda tatil günlerinde, bilhassa yazın okulların bittiği zamanlarda sıklıkla gördüğümüz manzaralardır. Nedense hiç dikkatimizi geçmez çünkü derdimiz yok ve aşımız kaynıyor. Kendimize yetiyorsak  bizi alakadar eden bir durum söz konusu değil maalesef.

Vicdan olgusuyla baş başa kaldığımız vakitler çok az olduğundan, onların duygu düşünce ve  ızdıraplarını empati yaparak anlama çabası içerisine girmiyoruz. Evet değerli okurlar; çocuklardan bahsediyorum. Okulda olması gerekirken ya da evde dersinin başında bulunması gerekirken sokakta üç beş kuruş kazanmak için mendil satan kantarın başında ne verirsen abi diyerek evine katkı bulunmak için hayat  mücadelesini veren minik çocuklar. Onları oralarda görünce kendimden utanıyorum. Şurda yazacak kelime bile bulamıyorum. Nerden tutarsak elimizde kalacak misali ile, yazıyı yazamamanın acısı içerisindeyim. O yaştaki çocuğun sıcak çorbası kaynamış, sıcak bir ev içerisinde dersinin başında doktor, mühendis, başbakan, öğretmen olma hayallerini kurmasını bu sistem engelliyorsa, sistem de bozukluk var demektir. Acilen önlemler alması gerekiyor. Zengini daha zengin, fakiri daha fakir yapan bir zihniyet -sistem ile- baş başa olduğumu unutmuyorum tabi. Yinede içim sızlıyor sayın büyüklerim. Bu çocukları buralardan kurtaramamakla ülkenin ekonomisindeki bozuklukla paralel olduğunu düşünenlerdenim. İyi bir ekonomi iyi bir yaşam standardı demektir. Hangi baba anne çocuğunun sokakta çalışmasını ister. Eğer o baba anne iyi bir para ile -maaş ile- yaşamını sürdürebiliyorsa neden çocuğunu çalıştırsın. Böyle bir durumda baba yine çalıştırmak istemez. Ama Anadolu kültürü ile yetişen neslimiz, eve katkıda bulunmak ister. Bu kadar vefalı olan gençliğimizi neden sokaklara mahkum edelim, Hem de o küçük yaşta, yazık bize hem de çok yazık. O büyükler bu çocukları hiç görmüyorlar mı.? O büyükler ne kadar büyük ki halkla iç içe yaşamıyorlar mı? Onları bu makamlara kim getirdi. Şimdi sırt mı çeviriyorlar bu halka karşı. Bu büyük sorundur bunu dikkate almayanlar yarın bu çocuklardan tokatı beklesinler, kendileri beklemese de çocukları yerler bu tokatı. Akşamları başlarını yastığa nasıl koyuyorlar hayret doğrusu, nasıl rahatlıkla uyuyorlar. Biz üç kişiyi idare edemiyoruz. Binleri idare etmek sorunlarınla ilgilemek kolay mı o kadar. Bunlar ancak Hakan Albayrak’ın dediği gibi şiirlerinde intihara selam duranlardan başkası değil. Hayatın bir yerlerinden tutunmaya çalıştık kimileri ince bir dala tutunurken kimilerine ağaç yetmiyor. Buda paranın gücü olsa gerek. Küçük gibi görülen sorunlar maliye bakanına, kültür bakanına ordan devlet su işlerine kadar uzanır. Bunu eğitim üzerinden de ele alsak aynı şeydir değişen bir şey olmaz. Her şey bu kadar basit değil.   Şunu unutmasınlar bazıları bu kadar normalmiş gibi davranamıyor. Bakın işte ben dert ettim ve yazdım. Herkes aynı düşünce yapısında olsa idi batmıştık zaten. Hasılı harekete geçmek zamanı.

tahademirbilek@gmail.com

Yorum yapın



Arama


Sosyal Ağ

SPONSORLAR

sidebanner sidebanner sidebanner sidebanner