Laik ve laik ve laik. . .

Yazar: Mehmet Efe Tarih: 04 Feb 2008

Siz de sıkılmış olmalısınız. Çeşitli zamnlarda gündeme gelen, son zamanlarda ise sık sık gündemimizde olan ”laiklik” kelimesi. Ak Parti iktidarıyla daha sık gündeme oturan ‘‘laiklik” tartışması son günlerde daha bir alevlenmiş gibi.

Söz konusu olay ise yüksek öğrenimde baş örtüsüne kısmi bir özgürlüğün tanınması. Tanınmaya çalışılması diye tanımlarsak daha iyi olur.

Ne olmuş efendim bu süreçte ;

Başbakan resmi ziyarette bulunduğu dış ülkeden bir kaç cümle söylemiş konuyla ilgili. Milliyetçi Hareket Partisi şık bir refleks ile pası Akp’den almış, konuyla ilgili çözümü direk masaya yatırmış. Mhp’nin aktif olarak konuya eğilmesinden sonra geri adım atılamayacağından dolayı Akp ve Mhp baş örtüsü konusunda ortak bir mutabakata imza atmışlar.

Bu süreç, tabiki yukarıdaki üç cümleden ibaret değil. Süreç içinde ana muhalefet partisinin lideri Deniz Baykal’ın açıklamaları malum. Keza 367 Sabih ve onun kafa dengi eski memur(!)ların açıklamaları. Ana haber bültenlerindeki ”türban” mesaisi. Öğretim görevlilerinin beyanatları. Celal Şengör’ün ”Allahsızlaştırma” cümlelerini sitemiz editörleri zaten video ile sunmuşlar.

Süreçte YÖK başkanı itidal çağrısı yaparken, Üniversiteler Arası Kurul’u olağan üstü toplayanlar, kızgın suratlar ile süreci protesto etmişlerdir. Tabi buradaki ayrıntı şu. Eskiden Rektörler Komitesi toplanırdı. Teziç başkanlığında. Günümüzde ise ÜAK(üniversiteler arası kurul) toplanıyor çeşitli rektörlerle.

Askeri kanattan beklenen açıklamanın gelmemesi sözde laikleri üzdü tabi. Büyükanıt’ın dükkanı kapalıydı anlaşılan.

Bazı rektörlerin dengesiz ve bilim adamına yakışmayacak talihsiz açıklamalarda bulunması da sürecin tuzu biberi olmuştur. Neymiş efendim ”baş örtüyle gelen bir kıza, hakkettiği notu vermeyebililermiş”. . . Neymiş efendim (koskoca rektörün söylediğine bakınız ) ” Baş örtüsü kopyayı arttırır” (kulaklık ile kopyanın çekilebileceğini ima ediyor ve bundan karşıymış). . .

Birileri ise ( çoğulcu demokrasiyi içine sindiremeyenler ) ”onlar baş örtüsüyle gelirse, bizde donla geliriz” dediler. Ahmet Hakan’a katılıyorum bu noktada. Yazın gelmesini beklerlerse problem olmaz.

222-A gösterisinde beklenen kalabalık maalesef sağlanamamıştır. Üzüntü laik kesime hakim olmuştur. 222-A gösterisinde çarşaf yakılmış, iki başı örtülü bayan ( kaza ile orda bulunan) neredeyse linç edilmek istenmiştir. Bu haberleri televizyonu başında seyreden halkımızın yüzde 75′e yakın kesimi ise ”orjinal küfürler, nefret duygusu, acıma duygusu, kahkaha atarak, eğlenerek” kendilerine katılmışlardır.

Bunları neden anlatıyorum ?

Tüm süreci (yaşananları) , baştan sona incelediğimiz zaman konunun sadece ”baş örtüsü” olamadığını görmeliyiz.

1982 Anayasası ve onun getirdiği Baskıcı Rejim’in çığlıklarını duyuyorum. Bazı rektörlerin çığlık atmasının ardındaki nedenler ise kesinlikle ”rejim, laiklil, cumhuriyet” gibi terimlerin anlamlarının bozulmasından dolayı değildir. Saltanatlarının yavaş yavaş sonuna geldiklerini düşündükleri için. Darbe Anayasasının ürünleri oldukları için. Ve bu anayasadaki olağan üstü yetkilerini kaybedecekleri için. . . Bugün çığlık atan rektörlerin hepsi Darbe Anayasının arkasındadır. Üniversitelere bu anayasa ile birlikte bu saltanat gelmiştir. Ve bu anayasanın atadığı rektörler tarafından dünyanın en iyi ilk 500 üniversitesine dahi bir türk Üniversitemiz girememişdir.

Sözde bilim adamları meğer Laiklik bekçileriymiş. ” Allahsızlaştırma” düşüncesini ders olarak değil, yaşayış biçimi olarak öğrencilere sunmak isterlermiş.

Kamunun gücünü, kamuya karşı kullanmak. . . Çoğulcu demokrasiye tahammül edememek. . .

Baylar üzgünüm. Türünüzün zannedersem son örneğisiniz. Budala kafalarınızla birlikte Orta Çağ karanlığına aslında sizleri göndermek lazım. Orada birbirinizi alkışlarsanız çok modern duracaktır. Konuşmanız bittiklten sonra şayet kendinizi de alkışlayacak olursanız, zannedersem orada komik durmazsınız. . .

Mevcut iktidarın yapması gereken en büyük adım ise YÖK‘ü yok etmek olacaktır. Mevcut sistemle ( kanun, yasa) gidilirse , yüksek öğrenimin hali günden güne içinden çıkılmaz bir hal alacaktır. Mevcut iktidarIN yeni anayasa çalışmalarının içinde olduğunu biliyoruz. Yüksek öğrenimle ilgili ne tür bir çalışma sunacaklar açıkcası merak ediyorum.

Yeni anayasa çalışmalarına karşı çıkan kişi ve kişileri hatırlayalım hadi ?

Saltanatları sallanıyor efendim, saltanatları sallanıyor. . . Aynı kişiler. Dikkat ederseniz baş örtüsüne karşı çıkanlar ile yeni anayasa çalışmalarına karşı çıkanlar aynı kişiler. . .

Bu konum aslında anahtar niteliğinde. . .

Sözü belkide fazla uzattım farkındayım.

Ama cahil kesime de seslenmeden duramayacağım.

Bir takım cahil kişiler daldan dala dolaşmakta bu sıralar. Bunlar zannediyorki Atatürk bu başörtüsü yasağını getirdi. Bunlar zannediyorki Laiklik, çoğulcu demokrasiye ters. Bunlar zannediyorlarki, rejim tehlikede. . .

Ve bu cahiller 222-A’lar ve kombinasyonlarında kendilerinin kullanıldıklarının farkında değildir.

Samimi laikleri severim. Tabi bu laik kişi nasıl oluyor. Bunun mantığı da ayrı. Sayın Arpacık zannedersem bu konuya değinmişti. Nerede kalmıştım. Samimi laikler. . .

Adam ciddi ciddi korkuyor abi ya. Ne diyebilirizki ? Laik Faik abi geldi aklıma. . . Neyse. . .

Cümlelerimin sonunda tüm meramımı özetlemek istiyorum.

Ey sözde laikler, kendinizle yüzleşmenin vakti gelmedi mi hala ?

 * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * *  * * * * * * * * *

Uzun bir aradan sonra, yazılarımla aranızda olmaktan dolayı mutluyum. ”Senelik iznini kullandın” dedi sayın Arpacık telefon görüşmemizde. Kendisine de teşekkür ediyorum. Bu süre zarfı içinde SerzenislerCom’u iyi yerlere taşınıdığını gözlemledim. Özgün yorum ve yazılarıyla yola çıktığımız ilk günleri hatırladım. . . Teşekkürlerimi iletiyorum sitemizin kaptanına tekrar .

 04.02.2008

Mehmet Efe Yazıcılar

mehmetefeyazicilar@gmail.com

4 Yorum to “Laik ve laik ve laik. . .”

  1. tartulus

    Laik Faik.. evet evet kesinlikle cuk oturmuş :D :D


  2. immaturedi

    özgürlükler adı altında ki temel özgürlük olan ! başörtüsü özgürlügünün piyasadaki sürecini cok iyi gözlemlemişsiniz hocam.


  3. EKALEM

    kendi yaptıkları orta çağın karanlığı olamaz çünkü osmanlı üç cihana adaleti ve medeniyeti ile onlarca ülkeyi ve halkını yönetti laikçiler doğuda 2 şehri yönetemiyorlar laik olmayana hain diyorlar halkı bölmeye sevk ediyorlar çatışma çıkar kan çıkar diyerek halkın kafasında zemin hazırlıyorlar sonra ortalığı karıştırmaya başlıyorlar göz göre göre bu kadar dar kafaların yeri orta çağ olamaz onları koyacak ben yer bile bulamıyorum


  4. EKALEM

    hem dini devletten ayırak diyorlar hemde anıtkabirde merhumla konuşuyorlar anıt defterine yani amel defterine yazı yazıyorlar sonra yazdıklarını atatürke okuyorlar sonra bak bunlar hainlik yapıyorlar diyerek şikayet ediyorlar atatürke, yaa bizmi dinden çıktık bunlar mı erdi belli değil, hurafeler geride kaldı diyorlar bunların yaptığı da çağdaş hurafecilik heralde


Yorum yapın



Arama


Sosyal Ağ

SPONSORLAR

sidebanner sidebanner sidebanner sidebanner