Kutan’ın kaleminden Ertuğrul Günay

Yazar: admin Tarih: 21 Mar 2008

  

“…..Bizlerle yakın ilişki içerisindeydi. Görüşmelerimizde, çok büyük huzursuzluk içerisinde olduğunu hissederdik. Tahliye olduktan sonra, memleketi Ordu’ya gitmiş, kalp hastası olan babasını tedavi ettirmek amacıyla Ankara’ya getirmişti. Ama babasını doktora bile götüremeden yeniden tutuklanmıştı. Gerek babasını hastaneye yatıramadığı ve gerekse tutuklanışının hasta babasına yapacağı olumsuz tesirler sebebiyle huzursuzluğu devam ediyordu. Ziyaretine gelen hanımından, babasının hastaneye yatırıldığını, tedavi edilmekte olduğunu öğrenmesine rağmen, gene de rahatlayamıyor, teselliyi Lütfi DOĞAN Hoca’nın sohbetlerinde buluyordu.

Kısa bir süre sonra maalesef babasının vefat ettiği haberi geldi. Ne karar üzüldüğünü anlatmaya gerek yok sanırım. Onunla birlikte bizlerde çok büyük bir üzüntü içine girdik.

Babasının cenaze merasiminde bulunabilmesi için, tutukevi müdürlüğüne müracaatta bulunmasını istedik. Kesin olarak reddetti. Babamın ölümünü gerekçe göstererek de olsa ben bunlardan hiçbir ricada, hiçbir talepte bulunmam, dedi. Bunun üzerine bizim arkadaşımız Şener Battal müdüriyete bölüm amiri olarak müracaat etti. Ama talep Merkez Kumandanlığı tarafından reddedildi. O zaman Ertuğrul’un öyle davranmakta ne kadar haklı olduğuna inandık.

Ertuğrul Günay, o akşam Lütfi DOĞAN Hocamıza gelip babası için ne yapılabileceğini sordu. Onun üzerine, arkadaşlarımız arasında Kur’an cüzlerini bölüşerek Kur’an hatmi yaptık. Yatsı namazını büyük bir heyecan içinde kıldık. Ardından da Lütfi Hocamız hatim duasını okudu.

Ertuğrul GÜNAY sürekli olmasa bile sık sık Lütfi DOĞAN Hocamızın cemaatinde bulunurdu. İkindi namazlarından sonra yapılan Hadis derslerini kaçırmazdı. Bu tutumuyla diğer tutuklu CHP milletvekillerinden oldukça farklıydı.

Kirazlıdere Tutukevi Penceresinden 12 Eylül / Recai Kutan

Yorum yapın



Arama


Sosyal Ağ

SPONSORLAR

sidebanner sidebanner sidebanner sidebanner