Kürt sorununa pompalı demokrasi
“Acaba Başbakan Tayyip Erdoğan acaba aklını peynir ekmekle mi yedi diye düşünüyoruz?”
Yukarıdaki cümle, Güneydoğu kökenli bir milletvekiline ait.
AKP”li olduğu için elbette adını-soyadını yazarak ilk genel seçimde liste dışı kalmasına sebep olacak değilim.
Neden böyle düşündüklerini de şöyle anlatıyor:
-Hakkari”de çıkıp “Ne Mutlu Kürt”üm diyene” dedi. Hah işte böyle olmalı demeye hazırlanıyorduk.
-Ne oldu?
-Daha ne olsun, ertesi gün Türkiye”den uzaklaştırma koşullarını sıraladı. Yetinmedi, bir de üstüne pompalı tüfek kullanılmasını makul bir refleks olarak gördüğünü açıkladı!
Daha başka şeyler de söyledi…
Ama bunları yazacak değilim.
Başka bir tartışma konusu.
Gerçekten de Tayyip Erdoğan “siyaset” ile “akıl” arasına duvarlar örüyor.
Hakkari”de ortama uyarak, “Kürt kökenli vatandaşlarım Kürtlüğüyle övünebilir” dedi.
Ertesi gün direksiyonu elinden kaçırmış gibi tam tersi yola sapıp, Kürt eylemcilerin sivil vatandaşlar tarafından pompalı tüfekle vurulabileceğini söyledi.
Vatandaş kendini savunma dönemine girecekse, o zaman güçlü devletin güvenlik güçleri yaz tatiline mi gidecek?
Bolu”daki kendini gazeteci zannederek “öldürülen her Türk askerine karşılık bir Kürt öldürülmesi” talebini açık olarak yazabilen zat ile ülkenin Başbakanı arasında bir fark olmamalı mı?
Biri en sorumlu mevki de…
Diğeri kendini bilmezin biri…
Demokrasi vaadi ile gelen Erdoğan”ın yerel seçimler öncesinde durduğu yer arasında en iyimser bakış açısıyla 60-70 yıl var.
Gidiş iyi değil…
Her şey olabilir.
Ama…
Kürt sorunu pompalı tüfekle çözülemez!








