Karanlığa atıyorum taşlarımı…

Karanlığa mahkum edilen Filistin’e çaresizlik duygusu hakim … İnsanlar ölümün, zulümün pençesine atılmış gibi… Garipliklerini, mazlumluklarını herkes görüyor… Ama sesi çıkan az bu olaylara karşı… Bense utanıyorum… Bu tür olayları görüp de, hala zalimleri barış elçisi olarak gösterenler ülkemde var olduğu için utanıyorum… Sesimi kısmaya çalışanlar olduğu için nefret besliyorum, kin duyuyorum…
Evet, dediğim gibi Filistin karanlıkta… Ve Filistinli bir çocuğun sesini duyuyorum : “Karanlığa atıyorum taşlarımı… Aydınlık olsun etraf, yine zalime atacağım… Ama şimdi karanlığa atıyorum…” Evet böyle diyor Filistinli küçük Hamza… Şu Siyonist tankının karşısına geçip kinini, taşıyla Siyonist tankına savuran küçük Hamzadan bahsediyorum… Evet, o Hamza şimdi karanlığa savuruyor kinini… Korkmuyorum diyor… Zalimden korkmadığım gibi karanlıktan da korkmuyorum… Bakışımda ki mahzunluğa bakmayın diyor… Gavuru korkutur bu yüzüm… Az taramadılar beni silahlarla… Geceleri kabusu oluyorum onların… İçlerinde ki korku benim… Ama beni korkutmaz onların silahları… Ben onların tanklarıyla boy ölçüşürüm diyor… Evet küçük Hamza böyle diyor… Ve şunu da ekliyor: “Tek üzüntüm kardeşlerimizin bizi görmemesi… Müslüman kardeşlerimin sesinin çıkmaması bana koyuyor…” Evet böyle diyor küçük Hamza… Ve koşup gidiyor karanlığa doğru…
Serzeniş de bulunuyor biz inananlara… Dua bekliyor… ve sonra hafifçe gülümsüyor… Param yok benim, Sadakam bu diyor…
H.E.K /SerzenislerCom








