Kapatma Krizi Rafa Kalktı Ama Şimdilik

Yazar: admin Tarih: 10 Aug 2008

Hurşit Doğan / Aktifhaber.com 

Şüphesiz geçen haftanın en önemli olayı Anayasa Mahkemesinin verdiği AK Partinin kapatılmaması kararıydı.

Bu köşenin müdavimleri bizim siyasi görüş farkı gözetmeksizin partilerin kapatılmasına karşı olduğumuzu bilirler. Temel düşüncemiz, nice örneklerini gördüğümüz gibi, partileri vatandaşın açması vatandaşın kapatması yönündedir.

Anayasa Mahkemesinin (AYM) verdiği karar işin doğrusu temenni ettiğim ama beklemediğim doğrultuda çıktı. Ben kararın 9-2 “kapatılması” yönünde çıkacağını bekliyordum.

AYM üyelerine, mevcut krizi önledikleri için teşekkür etmek zorundayız.

Önceki yazılarımızda belirttiğimiz gibi karar kapatma yönünde olsaydı ülkemizi ciddi bir kaos bekliyordu. Piyasaların karar öncesi (nereden haber aldılarsa) ve hemen sonrası rahatlaması bunun bir göstergesiydi.

Karar bir yönüyle her iki kesimi de hem memnun etmiş hem de memnun etmemiştir.

Bir kesim kapatılmasını istiyordu ama parti kapatılmadı; diğer kesim ise kapatılmamasını istiyordu, kapatılmadı ama çok ağır bir ikaz çıktı. Yani dendi ki “suçlusun ama kapatmıyoruz, para cezası veriyoruz”.

Partinin kapatılmaması her ne kadar ülkeyi rahatlatmışsa da kararın ikinci kısmı AKP üzerinde Demoklesin kılıcı gibi sallanıp duracaktır. Bu da ülkenin hayrına olmayacaktır.

AYM bu kararla ipleri elinde tutmaya devam etmektedir. Başsavcı aynı gerekçelerle yeni bir dava açtığında partinin kapatılmayacağını kimse garanti edemez.

AYM üyeleri “biz 10-1 ikazımızı yaptık ama hala aynı “suçları” işlemeye devam ediyorlar, akıllanmadılar” deyip partiyi kapatabilirler. Bu da geçen hafta yazdığım gibi siyasi felcin devam edeceğini gösteriyor.

Üzerinde bu suçlu psikolojisi bulunan bir iktidar partisinin rahat hareket etmesini beklemek hayalcilik olur bir yönüyle.

Temennimiz ikinci yönde; yani iktidar partisinin diğer partilerin de desteğini alarak demokratik hamlelere devam etmesi; zoru başarmasıdır. Buradaki en zor kısım diğer partilerin desteği kısmı. Özellikle CHP’den destek bulmak zor gözükmektedir.

MHP, DTP, DSP daha makul tavırlar sergilerken CHP müzmin muhalifliğine devam etmektedir.

AYM başkanının da ima ettiği gibi siyasiler işi mahkemeye bırakmamalı, gerekli demokratik altyapıyı hazırlamalıdırlar. Bunun kolay olmadığını, birilerinin bu sistemden nemalandığını biliyoruz ama bu ülkede sağduyu sahibi ve cesur siyasilerin olduğunu da biliyoruz.

***

Yaş Kararları ve Müzmin Muhalif Kriz Üretme Partisi

Son YAŞ toplantısı sonucunda bu kez TSK’den “disiplinsizlik nedeniyle” atılan personel olmadı.

CHP, atılmaların olmamasının, hükümetle TSK’nin iyi geçinmesinin, aralarında sıcak bir ilişkinin olmasının “üzüntü verici” olduğunu belirtiyor.

Yani her yıl bazı askerler TSK’den atılacak, hükümetle asker kavga edecek, krizler çıkacak ki CHP rahat etsin.

Bu ne biçim bir ruh halidir.

Konuya psikolog doktorların el atması gerekmez mi bu hastalıklı ruh hali için?

CHP konuya bir de “demek ki ordu içinde atacak irticacı kalmamış, iyi temizlemişler” diye baksa psikolojik olarak daha rahat olmaz mı?

CHP’nin krizsiz bir Türkiye güzelliğini “üzüntü verici” görmesi sizce de üzücü değil mi?

Yorum yapın



Arama


Sosyal Ağ

SPONSORLAR

sidebanner sidebanner sidebanner sidebanner