İran olmadı Malezya verelim

75730.jpg

Eskiden bu ülkenin aydınlık insanlarını hep İran’la korkuturlardı. Dozajı her ne olursa olsun, bütün şeriat tartışmalarında, ya da laik-şeriatçı çekişmelerinde hep İran tartışmanın bir kıyısından illa ki çıkardı.

Peki ne oldu da İran unutulup yerine Malezya konuldu…

SerzenislerCom’da Cihat Arpacık yazdı

img368/9509/kopyascopyresimxe5.jpg
İran olmadı Malezya verelim

Cihat Arpacık- cihatarpacik@gmail.com

Eskiden bu ülkenin aydınlık insanlarını hep İran’la korkuturlardı. Dozajı her ne olursa olsun, bütün şeriat tartışmalarında, ya da laik-şeriatçı çekişmelerinde hep İran tartışmanın bir kıyısından illa ki çıkardı. 

Durumun vehameti o kadar ileri gitmişti ki dönemin Milli Takımlar Teknik Direktörü bile “Beğenmiyorsanoz İran’a gidin” demişti. 

Gerçi sonra kendisi İran gitti ya neyse. Yüzüne vurmayalım abimizin.

Ama sonradan bunlar baktı ki Türkiye asla İran olmaz.

İran Türkiye için bir tehtid değil hatta Türkiye İran rejimi için başlı başına bir tehtid.

Hatta AKP’nin böyle bir derdi, misyonu, çalışması olmadığını da gördüler.

İşte o zaman dümeni biraz daha Uzak Doğu’ya kıralım dediler ve karşımıza biraz daha light, biraz daha yumuşak tatlı, bıcı bıcı bir Malezya oturttular.

Malezya’yı bilmeyen Cumhuriyet mitingi müdavimi, sosyal demokrat zengin çocuğu kızlar da “ayyy Malezyalılaşmak istemiyoruzzz. Ahmet Necet’imizi isteriz” şeklinde repliklere giriştiler de, bu yine bizim akıl sağlığımızı bozuyor be abi.

Bi de mahalle baskısı denen bir şey dolaşıyor son günlerde piyasada.

Diyorlar ki “eğer üniversiteye başörtüsüyle alırsak, o okulda başı açık kız kalmaz.”

E yuh yani!

Düz mantığın, mantıksızlığın, pervasızlığın, bahane kalmaksızlığın bu kadar tipik bir örneğiyle karşılaşacağımı bilmiyordum.

Bu ülkedeki bayanların zaten yarısından fazlası kapalı be! Ne mahalle baskısından söz ediyorsunuz!

Yani şimdiye kadar o büyük kesim bir tahakküm uygulamamış ta, devletin  en demokratik kurumlarından olan üniversitelerde (üniversite ve devlet ?) bu baskı oluşacak öyle mi?

Ya hu delikanlı gibi çıkıp neden diyemiyorsunuz! Bizim işimiz başlı başına o örtüyle diye.

Mahalle baskısı lafının size de çok komik geldiğini biliyorum. O kadar aptal değilsiniz, olamazsınız! Hem madem şimdi öyle halim selim, hümanist, gençlere baba şevkatiyle yaklaşan, aman gençler mahalle baskısına kurban gitmesin diyen bir amca kesildiniz de, olmayan bir şey için, ulan yıllar boyunca okul önlerinde ağlayan, dövülen, itilen, kakılan gençler Mars’tan mı gelmişlerdi, yoksa insan mı değillerdi?

Biliyorum yine aydınlık yüzlü insanlar, (bu lafıda ADD’nin bir ilçe başkanı söylemişti. Aydınlık yüzlü ifadesini de sadece ADD’ye üye olanlar için kullanıyordu) bana kızacak. Cumhuriyet mitinglerini, CHP diktasını, başörtüsü yasakçılığını eleştirdiğim için beni düşman belleyecek. Olsun

Canları sağolsun. Ne de olsa ben satılmış, irticacıyım. Onlar ise değil!

Eğer yazıyı beğendiyseniz ya da ekleyecekleriniz varsa, lütfen yorumunuz yazın veya RSS aboneliği ile yeni yazılardan anında haberdar olun.

Yorumlar

Henüz Yorum Yok.

Yorum Yazın