İnsanın layığı, vatandaşın ‘laik’i…

Bir kapıyı çaldım, sarışın bir bayan çıktı karşıma
“İdeolojiniz nedir” sorusuna şıkları dinledikten sonra ‘laiğim’ yanıtını vermişti. “Yarın bir seçim olursa” da CHP’ye verecekti oyunu.
Ayrıca şu an Anıtkabir kapısını aşındıran STK ve siyasi kuruluşlara sesleniyorum:
Sizin şu anda karşınıza almaya çalıştığınız o ‘karşı taraf’ varya, onlar bir miting düzenlemye kalkarsa sayısı sizi ezip geçer, bilmem bunun farkında mısınız?
SerzenişlerCom’dan Cihat Arpacık’ın yazısı
![]() |
|
|
Cihat Arpacık- cihatarpacik@gmail.com |
Bu ülkenin çok garipleştiğini, bu garipliğin ortalama bir vatan evladına da sirayet ettiğini belirtmiştik daha önce. Bu bir süreçti ve bu süreçte oyuncular rollerinin hakkını başarıyla yerine getiriyorlardı.
Yıllar önce, daha liseden yeni mezun olan bir ‘yeni yetme’ iken koskoca bir yaz boyunca Bahçelievlerin arka sokaklarında, bir araştırma şirketinin görevlisi olarak anketörlük yaptım.
Bu gün bile daha cevabını kavrayamadığım sorular, o günlerde beynimde dehlizler açmaya başlamış meğer.
Bir siyasi anketti yaptığımız. Bahçelievler Belediye Başkanı belli ki ‘oy durumunu’ merak etmiş ve küçük çaplı bir kamuoyu yoklaması yapmak istemişti. Biz de kamuoyu yoklayıcıları görevindeydik herhalde.
Bir kapıyı çaldım, sarışın bir bayan çıktı karşıma.
“İdeolojiniz nedir” sorusuna şıkları dinledikten sonra ‘laiğim’ yanıtını vermişti. “Yarın bir seçim olursa” da CHP’ye verecekti oyunu.
Tabi canım bana ne? İster laik olsun, ister lezbiyen… Hiç umrumda değil.
Bu bir kenara, parkta sarma tütünden yapılmış sigarasını ciğerlerine çeken kasketli bir amcanın yanına oturmuş ve ankete başlamıştık. İsim, soyisim, iş durumu vs.
İdeolojiniz nedir sorusuna, tabi O’da şıkları dinledikten sonra, “İslamcıyık tabe” yanıtını vermişti. Ama ortada bir paradoks vardı. Bu amcamız oyunu, tek parti zamanlarından kalma bir alışkanlık olsa gerek ‘Halk Partisi’ne verecekti…
Bu da anlaşılabilir bir şeydi aslında. Ve gerçekten bu da benim hiç umrumda değildi.
Laik olup AKP’ye, sosyalist olup MHP’ye oy veren bile çıkmıştı, olabilirdi.
Ama benim kafama fena halde takılan bir soru vardı: ”Bir insan nasıl laik olabilir”di?
Laiklik neydi? En basit ifadeyle; din işleriyle devlet işlerinin bir birinden ayrılması.
Yani ortalama bir Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı nasıl olurda laik olurdu ki?
Tamam devletin laik olması anlaşılabilirdi. Ama vatandaşın. Ben bunu taa o zamanlardan beri anlayamıyorum.
Yani bir ev hanımı, farz-ı misal laikse ev işleriyle din işlerini nasıl bir birinden ayırabilir ki?
Ya da tornacı, ya da bakkal? Bence olamazdı?
Hala daha olamaz diye düşünüyorum.
Yani ya dindar olursun, ya da dindar olmazsın. Hiç kimse de çıkıp size niye dindar değilsiniz diye soramaz buna hakkı yoktur. Ama bu çok yumuşak bir kavramdır. Yani kimse çıkıp kolay kolay ben dindar değilim diyemez. Ertuğrul Özkök bile zaman zaman dindarlaştığını söylüyor bu memlekette.
Ayrıca şu an Anıtkabir kapısını aşındıran STK ve siyasi kuruluşlara sesleniyorum:
Sizin şu anda karşınıza almaya çalıştığınız o ‘karşı taraf’ varya, onlar bir miting düzenlemye kalkarsa sayısı sizi ezip geçer, bilmem bunun farkında mısınız?
Siz böyle yaparak belki hükümeti sindirmeye çalışıyorsunuz ama olmuyor. Eğer şu anda AKP yüzde 47 ile Türkiye’yi yönetiyorsa bunun müsebbibi siz ve sizin gibilerdir. Cumhuriyet mitingi müdavimi yaşlı kadınlar yani.
Eğer siz o mitingleri yapmasaydınız belki şu anda AKP bu kadar güçlü olamayacaktı.
Yani siz belki AKP’yi bitiririz diye yaptığınız Cumhuriyet mitingleri oy olarak AKP’ye döndü. Bunu neden hala anlamıyorsunuz…

February 5th, 2008 at 03:48
bunu fark edemeyecek kadar körler yada gözlerini o istemedikleri başörtüsüyle sıkı sıkıya bağlamışlar .Bu başörtü yasağının kalkması aslında onlarında işlerine yarıyacak farkında değiller.Gözlerinin önü açılacak fena mı işte …