Hayatım
Sayfalarını doldurmam gereken bir hayatım var. O kadar çok yazıp karalamışım ki; defter bitmek üzere. Sonunda ortaya bir hikâye çıkamayacak kadar az sayfam kaldı üstelik. Sadece kahramanı belli hikâyemin. Gerisi bir sis perdesi ardında beklemekte beni. Daha girişini bile yapamadım. Mürekkebim adî, yazdıkça dağılıyor. Seçilmiyor yazılanlar tıpkı hayatım gibi.
Çarpıcı cümleler olmalı hikâyemde. Okuyanı sarsan, dinleyeni ağlatan, seni tam kalbinden vuran. Gözyaşlarımı ve tebessümlerimi saklamalıyım satırlara. Ben buradayım demeliler fısıltıyla. Geç kalınmış yarınlar, hüzün dolu anılar, gözyaşıyla ıslanmış geceler olsa da hikâyemde hep ben olmalı, ben kokmalı, benden öte senin olmalı bu hikâye.
Defterimi açtığımda sana yollanmak üzere büyük bir gayretle başlanmış ve kim bilir hangi nedenden ötürü yarım kalmış mektuplar bulmamalıyım. Kurşun namluda kalmamalı.
Öyle bir yazmalıyım ki; mutlu sonla bitmeli. Kötülerin öldüğü, iyilerin ölene dek mutlu yaşadığı bir hikâye olmalı. Gerekirse üç elma düşmeli gökyüzünden. Biri sana, diğeri sana, öteki de sana… Çünkü mutlu olman için hiçbir zaman bir tanesi yetmez…! Her şeyin benim ya da senin olduğu bir hikâye olmalı. Özellikle tüm mutlulukların. Çünkü bir parça mutluluk yetmez hiçbir zaman. Ya benim olmalısın ya da benim. Başkasının olma ihtimalin olmamalı bile. Çünkü sadece yokluğun yetmez asla.
Eğer yazıyı beğendiyseniz ya da ekleyecekleriniz varsa, lütfen yorumunuz yazın veya RSS aboneliği ile yeni yazılardan anında haberdar olun.









yorumum neden silindi açıkçası pek anlamış değilim?
teşekkürler silinen bu yorum için,