DTP’nin Destekçisi “Devletçi”ler

Yazar: admin Tarih: 10 Dec 2007

   Mahmut KARAKÖSELİ / Stratejikboyut.com

Doğu-Güneydoğu’da güzel gelişmeler var. Bölgede eğitime katılım ve eğitim ortalaması yükseliyor. Vatandaş-devlet arasındaki mesafe kapanıyor. Sorumluluk sahibi kamu yöneticileri sayesinde güvensizlik, yerini güvene terk ediyor. Terörden bunalan vatandaş PKK’yı ve eylemlerini cesaretle sorgulayabiliyor. Bölge insanı problemlerin şiddetle çözüme kavuşmayacağının bilincinde.

KÖYDES, BELDES gibi projeler sonucu yapılan yollar, su şebekeleri, bölge insanına dönük hizmetler ortamı çözüme hazır hale getirmiş durumda. Bu yumuşamanın sonuçları seçimlerde sandığa da yansıdı ve bölge insanı DTP’den uzaklaşmaya başladı. Güneydoğu’da PKK ve sivil uzantılarının halk üzerindeki etkisi giderek azalmaktadır. Bölge insanı coşkuyla Cumhuriyet Bayramı kutlamalarına katılmakta, sivil alanlara, iş yerlerine bayraklar asmaktadır. Milli takımın zaferleri Güneydoğu’nun şehirlerinde gece yarısı klakson sesleriyle kutlanmakta, kutlanabilmektedir.

Türkiye’de normalleşmeden rahatsızlık duyan iki kesim vardır. Bunlardan birisi; Kürt şovenizmine yatırım yapan, Kürtlerin ezilmesinden, horlanıp itilmesinden beslenen, terör olaylarından nemalanan PKK ve sivil uzantılarıdır. İkinci kesim ise; gerilim ve gerginlikleri ülke ve devlet üzerindeki hâkimiyetlerinin devamına vesile gören derin odaklardır. Birbirine zıt görünen bu karanlık odaklar kavga-gürültünün devamı konusunda birleşmektedirler. Zira gerginliklerin bitmesi, kavgaların son bulması bunların varlık nedenini ortadan kaldıracak, sorgulanmalarını hızlandıracaktır. Derin odaklar devlet ve sivil hükümetler üzerindeki etkinliğini; terör örgütü bölge halkı üzerindeki baskı ve yönlendirme kabiliyetini bu gerginliğe borçludurlar.

Huzursuzluktan beslenen bu iki kesimin araçlarında, amaçlarında ve yöntemlerinde büyük benzerlikler bulunmaktadır. Ülke gündemi ne zaman normalleşmeye, reel problemlerle meşgul olmaya, ileriye doğru adımlar atmaya başlasa bu iki kesimin birden sesi yükselmekte, karşılıklı atışmalarla ülke normal gündeminden uzaklaştırılmaktadır. Yüksek perden açıklamalarla, tehdit gibi beyanatlarla suni krizler çıkarılmakta; medyanın da devreye girmesiyle sıradan olaylar kördüğüm haline getirilip, memleketin efkârına pompalanmaktadır.

İnsanımız artık örgütün işlediği şiddet eylemlerini masaya yatırmaktadır. Milletimiz, düşüncelerini dışa vurmasa bile, son olaylarla ilgili ihmalden ihanete kadar bütün ihtimalleri akıl süzgecinden geçirmekte, olayları farklı yönleriyle irdelemektedir.

Zira, Türkiye gerçeklerini ve bölgedeki yapıyı tanıyanlar çok iyi bilmektedirler ki; bu gün PKK ve onun siyasi uzantıları en zayıf, en itibarsız dönemini yaşamaktadır. Batıda ve medyada estirilen havanın aksine Güneydoğu’lu vatandaşlarımız giderek PKK’dan uzaklaşmaktadır. DTP bölgede hızla taban kaybetmektedir. Genel seçimlerde alınan yenilgi legal-illegal, siyasi-gayrı siyasi Kürtçü yapıları bir ayrışmanın kavşağına getirmiştir. Örgüt, Parti ve Kürtçü STK’lar birbiriyle itişip kakışmaktadırlar. Örgütün silahlı kanadının bölge insanı üzerindeki caydırıcılığı ve tehdit potansiyeli azalmaktadır. Sokaktaki vatandaş açıkça PKK aleyhine konuşabilmekte, terörü lanetleyen mitinglere katılabilmektedir. Dün bölge insanı bu tepkileri vermekten çekinirdi, korkardı. DTP’li belediyeler slogan üretmenin dışında bir şey yapmadığı, vatandaşa hizmet götürmediği için eleştirilmektedir. Örgütte ve uzantılarında marjinalleşme konusunda ciddi bir panik vardır.

Ülkeyi tedirgin edecek şekilde kamuoyuna yansıtılan münferit olaylar hariç bölge son 20 yılın en sakin, en normal dönemini yaşamaktadır. Şehirler gece yarılarına kadar cıvıl cıvıldır. Yollarda geceleri dâhil güvenli ve rahat seyahat edilebilmektedir. Ticaret canlıdır. Daha önce insanların yüzüne vuran tedirginlik ve korku kaybolmuştur. Güneydoğu’da ki atmosfer hiç olmadığı kadar çözüme müsaittir.

Ne var ki, terörden ve gerilimden beslenen taraflar bu durumdan hoşnut değillerdir. Bazı medya organları bölge ve bölge insanı üzerinde olumsuz kanaat oluşturucu yayınlara devam etmekte; o bölgede büyük problemler varmış gibi haberler geçerek insanımızı tedirgin etmektedir. DTP’liler zamanlaması çok iyi hesaplanmış tahrik edici açıklamalar yapmakta; derin yapılar bu açıklamalar üzerinden gerilimi tırmandırmaktadır. Demokratik süreç içinde erimeye mahkûm PKK ve uzantısı DTP yeniden gündeme gelmekte, mağduriyet kartları elde etmekte, devlet aleyhine propaganda malzemeleri yakalamaktadır. Mağduriyet psikolojisini kullanarak taban kaymasını, çözülmeyi engellemeye çalışmaktadır.

Uzun süredir yapıcı politikalar izleyen, gençliğini sokağa dökmeyen, Cumhurbaşkanlığı sürecinde olumlu tavır takınan MHP şehit cenazeleri üzerinden ve gerginliklerden siyasi rant devşirme hevesine kapılmıştır. Ülkeye bir yarar getirmeyeceği bilinen popülist söylemlere yönelmektedir.  Adeta, PKK-DTP ilişkisinin benzeri Derin Devletle MHP-Ulusalcılar arasında cereyan etmektedir. Ancak denklem ters işlemektedir. Karşıt gurupta görünenler manivela etkisiyle diğerini tahrik etmektedir. PKK’nın eylemleri ve söylemleri MHP’yi, Türkçü şovenleri beslerken, derin devletin provakatif çıkışları, DTP’yi, Kürt şovenizmini beslemektedir. Karşıt görünen guruplar planlı bir bütünün parçaları olarak yönlendiriliyor kanaati vermektedir.

Bölgedeki vatandaşın DTP’ye ve örgüte prim vermeye niyeti yok. Ama devlet içinde konuşlanmış derin ve karanlık yapılar, ulusalcılar, devletçiler, erimeye yüz tutan Örgütü ve uzantılarını cezalandırılıyor görüntüsü altında desteklemekte kararlı görünüyorlar.

Anlaşılan birileri PKK’nın mikser olarak, taşeron olarak kullanılmasından vazgeçme niyetinde değiller. Puslu, bulanık havanın kendilerine sunduğu imkânları kaybetmek istemiyorlar.

Yorum yapın



Arama


Sosyal Ağ

SPONSORLAR

sidebanner sidebanner sidebanner sidebanner