Deniz Feneri’nden hareketle

Cihat Arpacık - SerzenişlerCom 

Malumunuz haftalardır medyada Deniz Feneri haberleri gırla. Memleketin iri kıyım gazeteleri, Aydın Doğan’a sağlı-sollu kroşelerle girişen Başbakan’a bu Deniz Feneri haberleriyle vurmaya çalışıyorlar. Görüyorsunuz işte, izliyorsunuz zaten, detaylandırmanın alemi yok.

Peki, sloganları 100 yılın iyilik hareketi olan Deniz Fenerciler, yediler mi? Olabilir. En nihayetinde çiğ süt emen adına, insan dediğimiz şu canlı türü paranın cazibesine kapılır ve saçı bitmemiş yetimin hakkını o koca midesine indirir. Mahkeme sonuçlanmadan ise kimseyi vicdan mahkemesine atmak en azından bizim haddimiz değil.

Ama bakın işte, görün. Boyalı medya kime çattıysa o, muhterem, muhlis bir halk kahramanı oluveriyor.

Niye mi?

Çünkü siz dini referanslı her şeyden nefret ediyorsunuz. Hiç boşuna allem kulem etmeye gerek yok.

Çünkü siz gazetelerinizde, “dürüst” gazeteci Uğur Dündar marifetiyle yalan testis haberleri yaptınız.

Çünkü siz bu memlekette, gazetelerinizde, okulda namaz kılan erkek öğrencileri kız arkadaşlarının ırzlarına tasallut etmiş gibi gösterdiniz.

Çünkü siz gazetelerinizde bu halkı göbeğini kaşıyan kıllı ayılar diye aşağıladınız.

Çünkü sizin gazeteleriniz yalan haber rekortmeni oldu. Halkı plajlara akın ettirip vatandaşı denize sokmayanda, Merkez Bankası Başkanı’nın evinin kapısının önündeki ayakkabıları çekip “bu ilkellik” diye ortalığı inletende (yahu ben daha evine ayakkabıyla gireni görmedim. Amma siz demek ki İngiliz adetlerine uygun yaşıyorsursunuz) başörtülü öğrencileri laikliği yıkmak isteyen dinci teröristler gibi gösterenler de, hac mevsimini “bu yıl da” Kurban Bayramı’na denk getirende, İslamcılara, Kürtlere, hakkı yenenlere, ağlayanlara, garibanlara, hayatınızda bir kere tiksinmeden bakamayan da…

Sizdiniz!

Bir kez daha söyleyelim: Yalancısınız! Gazeteleriniz tekzip şampiyonu oldu. Şimdi durum bu, buna karşılık halk sizin gibiler karşısında Kasımpaşalı Tayyip’in, Kayserili Abdullah’ın, Esenlerli Nazım’ın yanında olmaz mı?

Hal böyleyken her gün gazetelerinizde ağız dolusu küfrettiğiniz Zekeriya Karaman vb. adamlar Gorki’nin romanlarından fırlamış gibi duran bir halk kahramanı olmaz mı?

Olmasa, değilse bile halk böyle görmez mi?

Yurtdışında holding kurup paraları tokatlayanları, fakir müminlerden toplanan parayla televizyon kurup hisseleri zimmetlere geçirenleri, sizin yüzünüzden baş tacı yapmaz mı? Yapmıyor mu?

Deniz Feneri’nde bir yolsuzluk var mı, söylemek zor. Umut ediyorum, dua ediyorum ki olmasın. Ama o TV’de vardı. Tanıdığım, bildiğim insanların hakları yendi. Ama o hakkı yenenler bile sizin gibilerin karşısında “bunların” yanında “kümelenmez mi?”

Sahi koçlar, siz ne zannediyordunuz?

Sadri’nin şiiri şimdi hayat mı buldu?

Güneş, gençliğimizin henüz alaca şafağındayken, çok rüzgarlı, epeyce yağmurlu klasik okul havasının içinde Leyla, Leyla diye dolanırken… 

Sigarayı dal içtiğimiz günlerdi o günler. Hakan Albayrak Kitabı’nı elimizden düşürmediğimiz, Nihat Genç’i yeni öğrendiğimiz, bol sloganlı günlerdi. Bol aşklı günler…

Deniz Feneri yeni yeni piyasaya çıkmıştı. Şiirlerini dilimizden düşürmediğimiz İbrahim Sadri Deniz Feneri şiiri yazmış, dernek kurucusu Uğur Arslan’da bir kasetinde okumuştu. Şöyleydi:

Sen Deniz Feneri / Sarayburnu’nun dik ve yitik delikanlısı / Ne geçmişten yükselen ağıtlar anlıyor seni / Ne de geleceğe satılan aşklar / Sen doğarken bir ölüm şaşkınlığıyl gökyüzüne uzanmış düşmanlık türküleri / Suçüstü yakalanırken en güzel umutların / Gözlerini bir ihanet anında açmışlığın / Ve yakmışlığın gecenin karanlığına en derin aydınlığını / Hey Deniz Feneri! / Parayla satın alınamayacak aşkların sevdalısı / Çektiğin çileleri özenle saklıyorsun seyir defterinde / Sarayburnu’nun dimdik ve yakışıklı delikanlısı…

Gidiyorsun belki Deniz Feneri / Sana “kal” diyemem giderken / Sevmek kadar ölmek de kader / Ama giderken bile ışığın yol göstersin kayıp gemilere / Gözlerin gökyüzünü aydınlığa bürüsün / Ve sen ölsen bile bir gün / Nâmın yürüsün

Sizce de Sadri’nin şiiri yeni hayat bulmuyor mu?

cihatarpacik@gmail.com

Eğer yazıyı beğendiyseniz ya da ekleyecekleriniz varsa, lütfen yorumunuz yazın veya RSS aboneliği ile yeni yazılardan anında haberdar olun.

Yorumlar

çok güzel yazmışsın kardeşim helal olsun …

Yorum Yazın