Demokrasisiz Cumhuriyet / Cumhuriyetsiz Demokrasi
Vicdanımızın derin iç çekişlerinin arasında böyle şeylerde dökülüyor bazen klavyemizden beyaz camın o tarafına. Size başka şeylerden de bahsetmek isterdim. Güzel bir Ramazan gecesinde elime geçirdiğim bir kitaptan veya cep telefonuma düşen güzel bir mesajdan. Ama bu güzel ülke bunlara fırsat vermiyor maalesef.
Beni bir yazar olarak görüyorsanız, işte o işin en zor yanıdır bu! Yazacaksın! Sesi çıkmayanlara ses olocaksın. Bunu yaparken birilerini kızdırıyorsun. İşte bu Türkiye’deki demokrasiyle çok alakalı birşey.
Demokrasi dediğimiz şey günümüzde insanları birbirine küstürüyor, başkalaştırıyor, ötekileştiriyor. Cumhuriyetçi-Demokrat ikileminde kalmak! Cumhuriyetsiz Demokrasi / Demokrasisiz Cumhuriyet / Demokratik Cumhuriyet… Türkiye hangisine uyuyor söyler misiniz? “Kendine demokrasi” anlayışı hakim Türkiye’ye. Ak Parti kendine demokrat, CHP kendine Cumhuriyetçi, MHP kendine Milliyetçi… Kendinden olmayana bir türlü aşina olamayan “ideolojik boğulmalar” yaşayan kitleler var ülkemizde…
Bunların yanında demokrasinin işlevselleşmesi için bir takım derneklere ve Avrupa’ya bel bağlayan bir güruh ki kendilerine 2. Cumhuriyetçi diyorlar.
Bunları görünce “demokrasi” kavramını kullanmak içimden gelmiyor. Hak ve özgürlükler bağlamında konuşmak gerekiyor. Ama yıllardır kamu gücünü elinde bulunduran elitist çevreler mevzubahis “ötekinin hakkı ” olunca hertürlü kamu gücünü kullanıp bunları bastırmaya çalışıyor, her zaman da başarılı oluyorlar. Başörtülülerin hakkı, İmam-Hatiplilerin hakkı, Kürtlerin hakkı, Ermenilerin hakkı… hepsi unutturulmaya bunları gündeme getirenlere ise bölücü, dinci yaftası vurulmaya çalışılıyor. Aslında mesele İslamcı hakkı, Kürt hakkı vs. değildir. Ve hak devlet tarafından vatandaşa bahşedilen birşey hiç değildir. Aslolan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının zaten sahip oldukları hakların belli çevrelerce gasbedilmesi sorunudur!
Cumhuriyet dediğimiz rejim ise imtiyazlı bir sınıfın olmadığı, halkla bütünleşen devletleri olan ülkelerin rejimidir. Cumhuriyet nasıl da tanımsızlaşıyor bizim ülkemizde…
Cumhuriyet, yani “halk egemenliği.” Başı açığın kapalıyla sarmaş dolaş olduğu, Kürtün Türkle evlendiği, Lazın hüzünlü bir Ermeni ezgisine ağladığı bir ülke hayal eden sistem. Ama ya bizim ülkemizde. İmtiyazlı bir elitist oligarşi! Ki Laik hassasiyetlileri kullanıyor! Demokrasinin nimetlerinden faydalanan AKP Kendine demokrat! Basit bir Kürtçe yayın yapacak bir televizyon projesinde eline bayrak alıp “Vurun uşaklar!” diyen MHP Milliyetçiliği tekeline almış.Hak isteyen özgürlük eşitlik kardeşlik isteyen dinci-bölücü hain-şerefsiz koltuğuna oturtulmuş.
Cumhuriyet dediğimiz şey bizim ülkemizde görüldüğü gibi değildir abiler. Cumhuriyet dediğimiz ülkenin her karış toprağını, atındakileri ve üstündeki insanları hiçbir ayrım gözetmeksizin sevmenin adıdır.
Dini inanışlara, eğitim hakkına, etnik kimliklere saygı duyarak bağımsız bir şekilde yaşamaktır demokrasi.
Avrupalı yavşakların ağzının içine bakmak değildir. Kişinin kendi kendini yönetmesi hiç değildir.
Umarım kara kafalı yazarlar göbeklerini kaşımaktan fırsat bulunca bunları o bidon kafalarına sokarlar.
Cihat Arpacık / Serzenişler
Eğer yazıyı beğendiyseniz ya da ekleyecekleriniz varsa, lütfen yorumunuz yazın veya RSS aboneliği ile yeni yazılardan anında haberdar olun.








Yorumlar
Henüz Yorum Yok.
Yorum Yazın