headermask image

header image

category archive listing Kategori Arşiv: Habercinin Not Defteri

Bu ülke masal sessizliğinde…

“Üç hücreli bir mahpesteyiz: ütopya, mit, ideoloji. Dışarda bir deli haykırıyor: “Hakikati söyle!” Hangi hakikati?” diyor Cemil Meriç Bu Ülke’sinde.
Cemil Meriç’in bu kitabı, Bu ülke, buralarda yaşayan herkesin okuması gereken bir kitap. İsmi de insanın içine sıcaklık salan bir kitap; Bu ülke…
Bu ülke, bizim ülkemiz… Her zaman inceden planlanmış alçaklığın sahnesi olan Anadolu. Bin çeşit etnik […]

Vekiller onurlarını korumadılar!

 
Eğer kaldıysa meclisin çatısının altında bu konunun gerçekliğe kavuşmasını isteyen vekiller, olacaktı.
Yazdığı dilekçenin altına kendisiyle beraber 19 (yazıyla on dokuz) millet vekilinin daha imzası gerekiyordu.
Olmadı…
Meclisten 19 yürekli, onurlu vekil bulunamadı!
Meclisin kapatılmasını planlayan, bizleri (halkı) hiçe sayan, ülkemizi tekrar karanlığa gömmek için uğraşan karanlık adamların yüzlerinde bir tokay olup patlayabilirdi bu komisyon.
Ama bizlerin istikbalini düşünen […]

Emeksiz zenginlik

SerzenişlerCom’dan Haluk Ethem ‘in şöyle kıyısından değindiği “helal yol dururken haramdan kazanmaya çalışmak sorunsalı” hakkında söylemek isteyebileceğim birtakım sözler olduğunu keşfettim sanki…
Kıçının üstünde oturarak, yatarak para kazanmak isteyen bir toplum… Öyle ki “oturduğu yerden para kazanmak” deyimini icat etmiş.
Totoyla, Lotoyla, hortumla, ganyanla para kazanmanın derdindeyiz.
Çalışmanın ibadet kabul edildiği bir dinin efradı ne hallere geldi heyhat…
Gerçi […]

Birileri vuruşurken birileri yutar…

hangi şehir alır bizi basar bağrına / hangi yalan avutabilir yüreklerimizi / kim çalacak kapımızı bir avuç tuz için / bir dilim ekmek için / ya da aşk için
Nurettin Rençber  / Yalnızlığa Serenat
Birileri vuruşurken birileri yutar…
Vuruşanlara şöyle bir bakalım neler göreceğiz:
Hayatın sillesini erken yaşlarda yiyen, gecekondu yalnızlığında hayata bitimsiz küfürler fırlatan illa ki bir ayrılık acısından muzdarip […]

Pozitivist yalnızlık

“Önce sarhoş oluyorum. Mektubun bir beste. Rüyada dinlenen, çocuklukta dinlenen, başka bir dünyada dinlenen bir beste. Neler söylüyor? Anlamıyorum. Bir kuş cıvıltısı, bir derenin sesi, bir ninni.”
Cemil Meriç / Jurnal
Zamanın yanılgısı kulaklarında çınlarken, kaygıların seni hapsetmişken, ayağa kalkacak dermanı bulamıyorken bünyende…
Bir ses arıyorken mesela…
Hüzünlerimizin kalplerini ellerinde tutan güzel adamlar teker teker gidiyorlarsa şehrimizden, eski mektuplar […]

Bitmeyen…

Başını yastığa koyduğunda…
Gelecek günleri, geçen günleri düşündüğünde… Hayalin en tatlı yerindeysen mesela…
Yeryüzüne bir yağmur tanesi indiren meleğin sorduğu sorular bilincinin en acıyan yerlerinde bir kırbaç olup ‘şak’lamıyorsa!
İraden seçtiğin bir mağlubiyetin yoksa!
En iyi üniversitelerin en iyi bölümlerinde de okuyor olsan, doktoranı yurtdışında, masterını uzayda yapacak olsan da!
Kariyerinin zirvesine emin adımlarla da tırmansan nafile.
Yenileceksin!
*****
En acılı hissiyatıdır zaman […]

Son dakikada iyi vurursan kazanırsın

 
Dün A Milli Takımımızın Çek Cumhuriyeti’yle yaptığı çeyrek final mücadelesi haziran çocuklarının sadece yüzlerini güldürmeye yaramadı, çok büyük hayat dersleri de verdi.Teknik Direktör Fatih Terim’in kellesini almaya hazırlanan gazetelerin manşetlerini değiştirdi mesela. 3 dakikada 3 ayrı manşet büyük bir şey olsa gerek haber camiası için.
Sahadaki yürekler sanki Haziran çocukları için oynadılar.
Serzenişler.Com yazarı Cihat Arpacık yazdı

“‘Eski’den” ‘di’. . .

 
İçinde ‘anne sıcaklığının, anne samimiyetinin’ geçtiği, güzel bir reklam filmi. Reklam demek ne kadar doğru, bunu da bilmiyorum aslına barsanız.
Ama elde kalan bu son aşkın, bu son aşklardan sadece birinin daha bir histeriye kurban gittiğini görmek…
Neyden bahsettiğimi açmam lazım. İşte bu sıcak reklam filmi, artık ismini açıkça söylemem gerekiyor, faşizan-laisizme kurban edilmek üzere.
Serzenişler yazarı Cihat […]

Ülkemizle gurur duymanın vaktidir: Arş, arş ileri

 
Ülken adına sosyolojik kavramlarla, devşirme kelimelerle konuşmak varken niye her lafın altına böyle, buğusu hala üstünde hele içine birde anne kalbinin düştüğü bir sıcak çorba gibi kelimeler düşüyorum, aslına bakarsanız bende bilmiyorum.

Sol demişken, ben solu Chavez’den öğrendim. Ernesto Cardenal’den. Marilyn Monroe’nin elindeki telefona şiir yazan, “Yalvarıyorum Tanrım, sen aç o telefonu” diyen şairden.

SerzenişlerCom’dan Cihat […]

Tesettürün defilesi bu kadar rezil olur !

Pazar akşamı Tekbir Giyim bir tesettür defilesi düzenledi…
Tesettür kelimesiyle defile kelimesinin yanyana nasıl gelebildiği konusunda hala bir fikrim yok! Malum, tesettür gizlemek, defile ise sergilemek demek.
Allı-pullu kuayafetler, bir uzaylı filminde bile görsek garipseyeceğimiz türdendi.
Doğru, ortada en nihayetinde bir ‘mal’ var.
Ve o malın ‘pazarda’ en iyi şekilde ambalajlanıp satışa hazır hale getirilmesi gerekiyor.
Her şey iyi, her […]

Fethullah Gülen’i Gazze’ye de bekleriz

Söz konusu okulların açıldığı yerlere baktım; adı sanı duyulmamış, oralarda yaşayan bir Türk’ün dahi bulunmadığı coğrafyalar.
Liste uzadıkça uzuyor.
Almanya, Fransa, Kamboçya…
Ama şu an kuşatma altında bulunan, daha acısı ‘köpek eti yemek için fetva alan’ Müslümanların yaşadığı Gazze’de açtıkları bir okul ne yazık ki yok!
Cihat Arpacık’ın yazısı

“İspanya’da Faslı olmak…” onun gibi işte!

 
İspanya’da Faslı kadınlar…
SerzenişlerCom yazarı Cihat Arpacık yazdı: “İspanya’da Faslı olmak…” onun gibi işte!

Futbol dilleri dahi kardeşleştirir.

 
SerzenişlerCom yazarı Cihat Arpacık’ın yazısı
Önümde bomboş bir sayfa var. Tümleç yanıp sönüyor ve bu sürekli tekrarlanıyor.
Tek hayat belirtisi, aslında iyiye işaret.
Salı akşamı 21:45′e kadar hayatımı durdurdum.
Futbol denen serseri oyun berbat Türk siyasetini belli bir süreliğine de olsa rafa kaldırmamıza da yarıyor.
Ne güzel.

Aynı çocuklar

Büyük ihtimalle içlerinde ‘mana’ ve dava adına fırtınalar kopan ‘o’ çocuklar ettikleri büyük lafların altında kaldılar. Sürekli eleştirdikleri düzene entegre olmak zorunda olduklarını birden fark ettiler. Çok acılı, sancılı bir süreçti, tutunamadılar, kayıp gittiler.

Faysbuk’tan buldum ortaokulu beraber okuduğum arkadaşlarımı. Bir kısmının üye olduğu gruplar üniversitelere ‘türbanı’ kesinlikle sokmayacaklarından gerekirse bunun için amansız bir mücadele vereceklerini […]

Hiçbir şey bu kadar karmaşık olmamıştı

 
 
SerzenişlerCom’dan Cihat ARPACIK yazdı:

Ne Susurluk, ne Şemdinli, ne Cumhurbaşkanı seçim sürecinde yaşananlar bu kadar karmaşık değildi. Şu anda hangi kelimeleri kuracağımı düşünüyorum. Ne hayat tarzı, ne dünya görüşü ne de tecrübe olarak yan yana duramayacağım bir gazeteci büyüğümüzün sabaha karşı evinden apar topar göz altına alınması ve şu satırları yazdığım dakikaya kadar sorgulanması olayına nasıl […]

Bitiş düdüğü çalıyor…

 
Yanlış anlaşılmasın, şovenist boyutta televizyon düşmanı değilim. Ama ekranda gördüğüm rezilliği, yazın hayatına bilmem kaçıncı kez son noktayı koyan benim anlatmak boynumun borcu oldu.
Pazardan patlıcan seçercesne, bir ayakkabı bir elbise alırcasına kendine hayat arkadaşı arayan insanlar.
Bir ‘çiftleşme’ programından toplum hayatına yansıyan, zihinlerde büyük boşluklar açan rezillikten bahsediyorum.
Cihat Arpacık’ın yazısı

Modern yaşamın bir de bu yüzü var

 
İnsanlar artık birbirlerinin yüzlerine dahi bakmıyor, konuşurken bile. Her yer iyi giyinimli, deri çantalı, yüzleri traşlı, saçları güzel insanlar, kadın veya erkek, içlerinden ne geçtiği bile belli olmuyor. Hem küfrediyorlar, hem acınacak halleri var her birinin.

Sanki ölmeyecekmiş gibi, ama ölümü gerçekten istiyormuşçasına yaşıyor, istisnasız hepsi.

Ne oluyor burada, kim bu adamlar ?

 
Kardeşliğin köküne kibrit suyu dökmeye ant içmişler gibi saldırıyor. Modern dünyanın darmadağın ettiği algılarımız bizi yanıltmaya her fırsatta devam ediyor. Sanayi İnkılabı, Fransız İhtilali yani bunlara benzer onca şey. Beyinlerimizden başlayıp kalplerimizi de didik didik etti.
Kim bu adamlar, söyleyin bana!

İnsanın layığı, vatandaşın ‘laik’i…

 
Bir kapıyı çaldım, sarışın bir bayan çıktı karşıma
“İdeolojiniz nedir” sorusuna şıkları dinledikten sonra ‘laiğim’ yanıtını vermişti. “Yarın bir seçim olursa” da CHP’ye verecekti oyunu.
Ayrıca şu an Anıtkabir kapısını aşındıran STK ve siyasi kuruluşlara sesleniyorum:
Sizin şu anda karşınıza almaya çalıştığınız o ‘karşı taraf’ varya, onlar bir miting düzenlemye kalkarsa sayısı sizi ezip geçer, bilmem bunun farkında […]

İstanbul’da kar, Manhattan’da ölüm

 
Şu anda Cine 5’te yayınlanan bir çizgi-dizi var; Cedric. 8 yaşında olan kahramanımız, Cedric arkadaşlarıyla bir partiye gitmek için izin istiyor. Partinin ana teması ‘vahşi batı.’ Bu yüzden Cedric annesinden kendisine bir kovboy kostümü almasını istiyor. Cedric’in dedesi, yaşlı çınar ise kovboy kostümünü boş vermesini ve bir Kızılderili kostümü almasını öğütlüyor. Kızılderililerin kim olduğunu bilmeyen […]

“Siyaseten Refah Partiliyim”den “AKP’ye oy veren Hödüktür”e Nihat Genç’in kaybettikleri

Kimi zaman öyle konuşur ki; ‘evet, işte bu, naif, güzel bir vicdandan çıkabilecek muhteşem bir ses, helal olsun, var ol’ diyoruz. Kimi zaman ise kantarın topuzunu hepten kaçırıyor, dilinin ayarını tutturamıyor, lafın ucunun nereye gideceğini düşünmüyor, öyle konuşuyor.Mesela başörtüsü yasağının çözüme kavuşması için AKP’yle el ele veren MHP’nin iktidar ortağı olduğu günlerde başlamadı mı İmam-Hatip […]

Kötü= ?

“Ben kötü bir adam değilim” dedi genç adam. Kötü bir insan olmadığını mütemadiyen tekrar ediyordu. Hep öyle olurdu zaten, hiç kimse kötü değildi, onları kötü yapan hayattı. Rakel Dink’in, Hrant Dink’in eşi olan bayanın, sözleri yankılandı birden kulaklarımda. Bunun anlaşılır bir sebebi de yoktu; “bir bebekten bir katil yaratan karanlık!” Tanrım, bu nasıl bir karanlık […]

Bu kifayetsizlik bizi boğuyor

SerzenişlerCom’dan Cihat Arpacık yazdı:

İnkarcılığın sonu berbat bir hiçlikti. İnkar etmiyorduk ama inancımızın en yumuşak yerlerine her boşlukta sağlı-sollu yumruklar aldık.
Dün gece Kanal D’de yayınlanan 32. Gün’ü izlerken geldi bütün bunlar aklıma.
Takım elbiseli, kravatlı adamlar yine bu ülkenin iyi yürekli çocukları adına büyük laflar ettiler.
Birilerinin dudaklarını yamuklaştırarak ‘romantizm’ demelerine de aldırmamak gerekiyor en başta!
Deseler bile ‘he […]

Çok garip bir yer oldu buralar

SerzenişlerCom’dan Cihat Arpacık yazdı:
Mesela eşcinselliğiyle maruf modacı Cemil İpekçi türbanlı kızların Ortaköy’de sevgililerinin kucağına oturarak ailelerinden intikam aldığını söylerken haksız mı?
Bu ülke çok garipleşti

Göyaşlarını içlerine akıtan dağ gibi adamlar

 
‘palandöken yüce dağ
leylim aman aman sarı gelin
altı mor sümbüllü bağ’
Bu topraklarda yazılmış, belki de en güzel türküdür; Sarı gelin