BÜYÜK ORTADOĞU PROJESİ
SerzenişlerCom’dan Yunus Emre Baş Büyük Ortadoğu Projesi’ni yazdı:
Büyük Ortadoğu Projesi mi, Büyük İsrail Projesi mi?
Büyük Ortadoğu projesi yani diğer adıyla Büyük İsrail Projesi…
Başka bir isimle genişletilmiş Ortadoğu projesi diyebiliriz. Konuya giriş olarak bu projeyi hayata geçirmek isteyen insanlıktan nasibini alamamış gözlerini kan bürüyen zihniyetin inancını, insan anlayışını ve fikirlerini anlatmak istiyorum.
Umarım günümüze kadar Siyonizm ifadesini duymayanımız yoktur. Siyonizm kelimesinin üzerinde biraz duracağız. Siyonizm kapitalist, işgalci , faşist ve emperyalizm terimlerini benimseyen Yahudilerin dünya egemenliğini ele geçirme arzularıdır.
İnançları gereği ayak tabanlarının bastığı her toprağın kendilerine ait olduğuna ve İsrail oğullarının tanrı yehova taranfından kutsal bir ırk olduğu görüşüne sahip bu düşünce dünyanın ve insanlığın bir numaralı tehditi durumundadır . Kudüs’ü de içinde bulunduran şu anki Orta doğu bölgesini tanrı Yehova tarafından kendilerine vaad edildiğine inanmaktalardır ve bu uğurda kadın , çocuk , genç , ihtiyar demeden bu kesimdeki halkı katletmişlerdir.
İlk olarak dini düşüncelerini ve insan yaklaşımını anlattık. Türkiye’nin bir kısımını da içerisine alan bu kanlı projenin çok farklı bir boyutu daha var; bilindiği üzere dünya enerji kaynaklarının kısıtlı olması emperyalist devletleri farklı sömürge arayışına içerisine sokmuştur ve gözler Orta doğuya çevrilmiştir.

Dünya petrolünün büyük bir kısmı bu bölgeden çıkması ve yeraltı kaynaklarının zenginliği dolayısıyla birçok devletin iştahını kabartan bu bölgede emperyalist güçler sayesinde bir türlü düzen ve huzur sağlanamamış ve bundan en çok etkilenen bu kesimdeki halk olmuştur. Ki Orta doğu dendiği zaman kişilerin hafızalarına kan , gözyaşı ve patlamaların eksik olmadığı bir bölge olarak kazınmıştır.

Kardeşi kardeşe vurdurarak bir iç savaş stratejisi içerisinde bulunan emperyalist güçler bu şekilde halkı etnik gruplara ayırmışlar ve parçalanmalarına sebep olmuşlardır.
Bu sisteme kısaca böl, parçala ve yönet de diyebiliriz. Bütün bir ekmeği düşündüğümüzde hepsini birden yutmamız zordur ama en kolay şekli parçalayarak yutmaktır. Türkiye de bu stratejiden nasibini alan ülkelerden bir tanesidir. Günümüzde Türk – Kürt – Ermeni gibi ayrımlarla toplumu kutuplaştırma ve iç kargaşaya sürükleme gayreti içerisindeler. Birkaç hafta önce ABD temsilciler meclisinin 1915 olaylarına yönelik Ermeni iddialarını kabul etmeleri ve PKK’ya el altından her türlü desteği sağlamaları bu açıklamaların açık birer delilidir. 30 bin insanın kanına giren bu plan 1915 olaylarına ilişkin Ermeni iddialarıyla Türkiye’yi bölmek ve milyar dolarlarla ifade edilen bir tazminat tuzağına düşürmek isteyenlerin oyunudur.
Emperyalistler günümüze kadar insan hakları ve özgürlükleri maskesi altında bu bölgedeki devletleri sömürü altına almış yeraltı kaynaklarını en iyi şekilde kullanmışlardır.
Ülkemizde şu anda genişetilmiş yasalar dahilinde yabancılara özellikle de Yahudilere daha büyük çapta toprak almalarını sağladığımız Güneydoğu’da birçok yer Yahudiler tarafından satın alınmıştır. Bu projelere karşı önlemini almayan Türkiye’nin ileride ikinci bir Filistin vakası olması muhtemeldir. Geçmişe baktığımızda Yahudilerin İsrail devletinin Filistin’den aynı şekilde toprak satın alarak kurulduğunu göreceğiz. Umarız ki sonumuz bu şekilde olmaz.
Gelişen teknolojiyle beraber aynı şekilde gelişen uzak doğu ülkeleri özellikle Çin ile blok oluşturmak projenin başka bir boyutudur. Çin’den yapılan bir açıklamada dünya da ABD dolarının büyük bir kısmının ülkeleri dahilinde olduğunu belirterek istedikleri zaman ABD borsasını dibe vurdurabilecek güçte olduklarını belirterek adeta büyük güç ABD ye gözdağı vermişlerdir.
Anlattığımız gibi bu projenin bir çok boyutu vardır, her alanda titizlikle işlenmiş kusursuzca hazırlanmış bir emperyalizm oyunudur diyebiliriz…

Yunus Emre Baş / SERZENİŞLER
Eğer yazıyı beğendiyseniz ya da ekleyecekleriniz varsa, lütfen yorumunuz yazın veya RSS aboneliği ile yeni yazılardan anında haberdar olun.
Yorumlar
Şİmdi bu yazıdan ben birşey anlamadım bir…yazının başlığı “büyük ortadoğu projesi” ama projenin hiç olmazsa bizim anladığımız şekilde değil de proje sahiplerinin gözüyle de dile getirmek gerekirdi hakkaniyet açısından bu da iki…yazar siyonizmin faşizm içerdiğinden de bahsetmiş..halbuki faşizm ideolojisinin temelinde-hem italya örneği olsun,hem de almanya örneği olsun- Antisemitizm düşüncesi yer alır..bu da üç…Yani bu yazıyı okumaya başlamadan önce bilgilendirici ,ufuk açıcı birşeyler bekliyordum..ama…editörden ricam bu yorumu yayınlaması..saygı gereği..
“Büyük Ortadoğu Projesi” ne kafa yormak kadar kendi memleketimizin geleceği için “BÜYÜK TÜRKİYE” yolunda neler yapabiliriz? Bunu düşünsek galiba daha faydalı olur..Hep başkalarının olumsuzluklarını söylemek olmaz..biraz da bizim olumlu şeyler yapmamız icap eder;yani icraat vaktidir..








BOP başkanı sayın ERDOĞANdır.
Neye hizmet ettiğini kendisi bilmiyordur. Ama BOP başkanı olmasını göğsünü gere gere anlatır çoğu zaman.