Yazar: Seda Akdogan Tarih: 18 Dec 2007
Sizlere bu yazımda Kırgız kültürünü, edebiyatın bize verdiği avantajları kullanarak hatırlatmak istiyorum. Ayrıca sitemizde bilimsel yazılara pek rastlamamamız benim için avantaj diye düşündüm. Kırgız kültürü ve Cengiz Aytmatov deyince fazla söze gerek olmadığını biliyorum, ama sanırım biraz hatırlatma yapmaktan zarar gelmez. Mesela “Selvi Boylum, Al Yazmalım”, çoğumuzun gözlerini yaşartan bizden de bir şeyler varmış dediğimiz bu eser Aytmatov’un kaleminden çıkmıştır. Sizlere bu yazarın başka bir eseri hakkındaki naçizane çalışmamı elimden geldiğince sunmak istiyorum. Aytmatov’un birbirinden güzel eserleri arasında, konuyu derli toplu tutabilmem için sınırlandırma yapmam gerekti, ve “Beyaz Gemi” adlı romanını seçtim çünkü; bu eser bana göre yazarın harika üslubunun yanında Kırgız kültürünü tanımamız için de bize imkan verebilecekti.
Full Story →
Yazar: Seda Akdogan Tarih: 27 Oct 2007
Yazıma ilk olarak düşündüğüm konu aslında farklıydı, ama ‘Sevgili Arkadaşlarım’ sayesinde kendimi düşüncelerimi bildirmek zorunda hissettim. Benim bu sitede naçizane görüşlerimi anlatma nedenim zaten birçok fikir kavgasıyla belli kutuplara çekilmek istenen kardeşlerimin yaralarını kaşımak değil, insanların içerisinde bulundukları konumu gücümün yettiğince kuş bakışı göstermek istememdir. Ben şunun farkındayım. Hepimiz farklı sosyal kesimlerde, farklı şartlarda ve farklı düşünceleri benliğimize sindirerek yetiştik veya kendimize yatkın fikirleri, akımları kabullendik, ama bence bu değişik düşüncelerin iyi yönlerini hayatımıza geçirmemek için bir neden olmamalı.
Full Story →
Yazar: Seda Akdogan Tarih: 22 Oct 2007
Akşam; “p.t.t”: pijama, terlik, televiziyon. Çayımı da demledim evde oturmaktaydım.Yani şükürler olsun her şey benim için dört dörtlüktü.Kumandayı aldım,zaplamaya başladım.Beni biraz tanıyanlar iyi bilir. Ben akşam 7:00 gibi televiziyon izlemem. Çünkü;sinirli bir insanım akşam haberlerini izlemek bana yaramıyor. Ya sinirden turp gibi oluyorum, ya da fazlasıyla etkilenip uzun süre kendime gelemiyorum.
Full Story →