Yazar Arşivi
Gözlerim kimseyi tutamıyor artık
baris-akarsu-aldirma.mp3
Eskiden iyi günlerimiz
Dostlarımız vardı
Yüzümüze gülen çoktu
Gözyaşları bize kaldı
Zor günler bu zor günlerdeyiz
Simdi nerdeler
Kaldık mı biz bize
Yeteriz kendimize
Geçer bu zor günlerde
Aldırma aldırma
Neler biz neler gördük
Kimleri biz dost bildik
Yalanmış yüzler aldırma
Geçer bu zor günlerde
Hayat kimleri almadı ki. Bize kalan hiç olmadı. Olmayacak ta. Bırakabileceğimiz birkaç güzel söz biraz hatıra biraz da hüzün galiba arkamızdan. Yukarda ki beste […]
Vefatının 27.yıllında Mehmet Zahit Kotku’yu rahmetle anıyoruz
Hayatı boyunca İslâm davası için büyük bir mücadele veren ve topluma ışık tutan büyük İslâm alimi Mehmet Zahid Kotku Hocaefendi, Hakk’a yürüyüşünün 27. yılında da rahmet ve minnetle anılıyor. 13 Kasım 1980’de 83 yaşında vefat eden Hocaefendi’nin kurmuş olduğu ekol hâlâ devam ediyor ve büyük halk kitleleri tarafından hâlâ aynı heyecanla yaşatılıyor.
Ben Bir Parçada Hüzün Alayım
“evvel zaman içindeymişiz
dünyanın alemin dışındaymışız
her dem senin aşkındaymışız”
Kim yazmış, nasıl yazmış, bu satırlarda neler yaşamış, acaba cümlelere hangi aşkları saklamış hiç bilmiyorum ama geceme harika, tatlı bir meze oldu.
Karanlığın içinde gece. Söylemesi ne kadar da basit geliyor dile değil mi?
Ama gelin siz birde bana sorun. Geceleri ben yaşasam gündüzlerde sizin olsa olur mu?
Bırakın geceleri onlar […]
Belki birgün…
Biz mi kirlettik yoksa kendiliğinden mi kirlendi bu dünya? Çiçekleri hep biz mi soldurduk?
Yaraları hep ben mi açtım, yoksa senin de suçun var mıydı?
Gökten niye kar yerine kan yağıyor? Yoksa öteki tarafa bir şeyler götürebiliyor muyuz artık? İki nefes alıp vermek… Hayat bu kadar mıydı?
Bu kadar basit miydi? Ama yapacak bir şey kalmadı. Sadece çıkış […]
Artık ‘başörtüsü’ sorun değil
Yakın bir zaman önce site okurlarımızdan bir hanfendi ile azda olsa konuşma fırsatı buldum. Toplum sorunlarından bahsettik. Bildiğiniz gibi gençlerin işi yok, anlayacağınız devlet yıktık, devlet kurduk.
Unuttum gitti
Ne kadar muazzam bir düzen üstünde yaşadıgımıza inannan herkes bilir. Gerci inanmayanlar da bilir ama onlar inanmak istemezker.
Aslında dogruyu onlarda bilir ama inanmak istemezler nedendir bilmem. Halbu ki bu düzen üstünde binlerce yıl yaşamamıza ragmen çözülenmemiş o kadar sır var ki. Çözülebilcegini de hiç düşünmüyorum.
Huzur evinde tek eksik huzurdu
Uzun zamandır evde boş boş oturuyoruz. Ramazan dolayısıyla bütün arkadaşların üstünde bir baygınlık, bir rehavet var.
Hiçbir iş yapmak istemiyoruz. Hepimiz iftarı bekliyoruz.
Birden bir arkadaşım cazip bir teklif geldi:
Huzur evine gidelim mi?
Evet, evet onlar: Çeçenler
Hiçbir halk özgürlügü için savaşan bir halktan daha güzel degildir.
Ve hiçbir halk üzerine bastıgı topragın anlamını özgürlügü için ölümü göze alan bir halktan daha iyi kavrayamaz. Çünkü en iyi onlar bilirler, esaretin mevsimlerin bütün renklerini silecegini. Bilirler ki tarihin aynasında kendi yüzünü seyretmenin tek yolu; o aynanın tozunun,hürriyet için dalgalanan bir bayrak tarafından silinmesinden gecer…
Kafayı yemeden hemen önce: TV
Evde televizyonum olmadığı için iş yerinde şöyle açıp bir bakmak istedim, acaba neler var gibisinden.
Allah’ım birde ne göreyim! Kırk yıllık Yahudi Türk medyası Müslüman olmuş!
Kafamdan aşağıya kaynar sular döküldü. Bir anda şok oldum. Nedense biri bizi gözetliyorlar, yarışmalar, yarı erotik diziler, hiçbiri yok.
Biz enayi miyiz?
Millet olarak kandırılmaya ne kadar da alıştık. Öyle ki her söylenen yalan artık bize normal geliyor ve dogal karşılıyoruz.
Neden acaba diye düşünüyorum
Alnımızda enayi mi yazıyo ki Türk milleti olarak?
Namaz, niyaz iyi de, peki ya Müslümanlık ?
Vira bismillah…
İlk yazıma bu tarz bir ’serzeniş’le başlamak istemezdim ama çok geç kaldığımı farkedince hiç zaman kaybetmeden yazmam gerektiğini düşündüm.
Hayatın neresinde yaşadığımı düşünüyorum çoğu zaman. Gözlerimizin görmez, kulaklarımızın duymaz hatta tenimizin hissetmez olması gerekiyor bu kadar vurdumduymaz olmamız için!







