Yazar: Halid Said Altuner Tarih: 13 Nov 2007

Aşk-ı bekâ sözcüğüme anlam kazandırması gerekirken bu sözcüğü silip süpüren; herkesin hırsıyla, ahıyla ve bedduasıyla yazıyorum…
“Öyle sevilmeli ki ölünmeli o yolda…” denilmiş… Ölemiyoruz, öyleyse sevemiyoruz…
Peki bu duyduğumuz hisler nedir? Yalan mı? Ya da bir anlık sevgi seli mi? Niye söylenir onca sevgi sözcüğü ve ardındaki abartılı hayal bulutları…
Hak değil midir verilen sözler? Kişisel hukuk içermez mi verilen onca yemin? Ya onca hayallerin bulunduğu torbalara vurulan mühürler… Ya kırılan kalpler? Ya geride kalan hayattan kopanlar?
Full Story →
Yazar: Halid Said Altuner Tarih: 30 Oct 2007

İstanbul; peygamber efendimizin dilinden çıkan şehir isimlerinden birisi… Ve buna dayanarak diyoruz ki Mübarek Şehir!.. O Fatihin İstanbulu… O Kutlu Komutanın Şehri… Hadislere konu olan komutanın yari…
Müjdelenen bu şehir İstanbul şimdilerde bu övgüleri ne kadar hakediyor tartışılır tabiiki… Herkes bunun farkındaydı, ancak istanbulu bu kadar değiştiren neydi bu kadar sene boyunca? Bir istabul sevdalısı olarak kendime soruyorum uzun zamandır. Ama acı ve hüzünlü cevaplar almaktan kaçınamıyorum. Ve farkındamısınız bilmiyorum ama İstanbul konuşan şehirlerden birisi.
Evet yanlış okumadınız İstanbul konuşuyor… Dinlemek için ilk bulduğunuz sura kulağınızı dayamanıza gerek olmayan; bir ses ve ağlamaklı bir uğultu taşıyan bu peygamber şehri ağlıyor…
Full Story →
Yazar: Halid Said Altuner Tarih: 19 Sep 2007
Teknik konuları seven birisi olarak açıklamak ve anlatmak istediğim konulardan birisiydi. Kimi zaman çok sıkıcı yada gereksiz diye tabir edilen çalışma prensibini anlatarak Serzenişler’in nerelerden geçip geldiğini ve nerelere takıldığını anlatmak da yarar var diye düşünüyorum.
Serzenişler ve Çalışma Prensibi…

Efendim bilgisayarınızda internet tarayıcınızı açtığınızda adres satırına www.serzenisler.com yazmakla hikayemiz başlıyor.
Full Story →
Yazar: Halid Said Altuner Tarih: 08 Sep 2007

Çoğu zaman hangi cümleleri sarfedeceğimizi yada hangi kelimeleri kullanacağımızı seçeriz cümle başlarında… Ben bulamadım vallahi… Çünkü öyle bir konuda takıldım ki, çıkışı yok! Giren çıkamıyor be kardeşim!? Yalan söyleyen bir daha bırakamıyor…
Huylu huyundan vazgeçmezmiş derlerya işte öyle… Kimi zaman devletler yıkılmış yalanlara, kimi zaman nice sevgililer ayrılmış, kimi zaman yalanlar doğrunun yerini almış… Galiba öyle bir zamandayız… İnsanlar söyledikleri yalanın nereye varacağını bilmeden öylesine rahatça ve pervasızca konuşuyor ki, karşısındaki insanın inanmaması olanaksız hale geliyor…
Ne vardı gerçekten yalan söyleyenlerin burunları uzasaydı? Sanırım burnumuz yerde gezerdik millet olarak…
Vallahi şu üsttekilerinin bile doğru olduğundan şüpheliyim. İnsanlar yaşadıkları olaylardan esinlenerek birşeyler yazıp çizerler…
Bende bir insan olarak çok yakın birisinden çok kötü yalanlarıyla karşılaştığım için diyorum ki; İÇİM ACIYOR BE KARDEŞİM!