AKÇI olamayan GÜLCÜLER
Boyuthaber’den Nedim İlkayın yazısı ;
Yolun kenarında gezinen tavuk, farkında olmadan yola çıkar. Yol kocaman bir anayoldur. Traktörler, kamyonlar, tırlar vızır vızır geçer durur. Tavuk yolun ortasında iki yana yıkıla yıkıla etrafını umursamadan gezinirken bir kamyon gelir ve hızlıca tavuğun üstünden geçer. Tavuk ne olduğunu anlamaz. Kamyon tavuğu yola adeta yapıştırmıştır. Aradan saniyeler geçer, tavukta kıpırdama olmaz. Bir dakika, iki dakika, üç dakika… Sonunda yola yapışmış tavuk, asfalttan yavaş önce kanatlarını sonra gövdesini kaldırır. Şöyle gerinir. Kanatlarını zevkle çırpar. Kafasını sağa sola sevinçle sallar. Ve mutlu bir eda ile “Horoz dediğin böyle olacak işte, üzerinden geçti mi yola yapışmalısın” der.
**
AK Parti’nin 22 Temmuz’da aldığı yüksek seçim başarısı, sonrasında da Abdullah GÜL’ün yüksek oyla TBMM’de Cumhurbaşkanı seçilmesi ve tabii aylardır yürütülen başarılı kriz yönetimi ister istemez herkese durumunu yeniden düşünmeye itti.
Özellikle iki grup bu süreçte dikkatimi çekti. Birinci grup; AK Parti muhalifi olan ama demokrasiden yana olanlar. İkinci grup ise İslamcı ama AK Parti karşıtlığı net olanlar.
Bu iki temayülün sahipleri, AK Parti karşıtlığını kısmen komplo teorileri kısmen kendi fikirleri kısmen de “acaba ne olur?” kuşkuları üzerinden yürüttüler.
Ancak, milletin AK Parti’ye verdiği ve durmadan yükselen desteği ve başarılı süreç yönetimi onları son aşamada ciddi bir viraja soktu. Hadi hayırlı olsun diyelim beyler.
Bunlar “AKÇI olmayan GÜLCÜ” olarak tanımlanabilir. Ama şimdilik tabii. İşin sonunda eğer aradaki farkı kapatabilirseler “işin başında beri zaten AKÇI” olacaklar.
İfadelerimde müstehzilik olsa da, bu durumu kınıyor veya bu durumdan dolayı seviniyor değilim. Sadece arada kaçabilecek bir durumu tespit ediyor ve sizinle paylaşıyorum.
Zaten KONDA’nın son yaptığı ankette, AK Parti 22 Temmuz’da aldığı % 47’yi % 55’e doğru taşıdğı gözüküyordu.
Sonuçta, İslamcılığı son on yılda sadece başörtüsüne ve İmam Hatip konusuna indirgemiş bir zihin için Çankaya’daki başörtüsü görmek, tavuğun kamyonu horoz zannetmesinden daha ironik değil. Tabii demokrasiyi de sadece sandığa indirgeyen bir demokrat için de % 47 gibi bir oran da aynı anlama geliyor.
Ben ne mi düşünüyorum. Ben de öyle düşünüyorum. 28 Şubat daha dünkü tarih. Nerden nereye.
Horoz dediğin böyle olur. Ama bunu GÜLCÜ olmadan da söyleyebilmeyi deniyorum. Çünkü herkes yola çıkmış, asfaltta geziniyor.
Nedim İlkay / Boyuthaber








