İşaret ararken

her ayrılık bir vurgun değmeyin yaşlarıma, benden selam söyleyin bütün aşklarıma

Ahmet Yılmaz (tamamen uydurma bir isim)

1950 - 2008 (tamamen uydurma bir tarih)

O Ahmet Yılmaz’ı silip kendi isminizi yazın!

Sonra ismin altındaki satırda yazan iki yılı kendinize göre değiştirin…

Değiştiremeyeceğiniz birşey olacak.

O iki tarih arasındaki tire işareti.

O işaretin içini doldurabildiğiniz kadar doldurun.

Çocukluğunuzla, ilkgençliğinizle, aşklarınızla…

Hayatınız film şeridi gibi gözlerinizin önünden geçsin, yeni okullara başlayın, okulun bahçesinde top oynarken bir kez daha yere düşün, diziniz kanasın, Üsküdar sahilinde elini tutun güzel kızların.

Tire işareti hala orada…

Doldurmaya devam edin…

Bir gün ansızın gelen bir ölüm haberiyle dolsun o tire işareti, dinlediğiniz şarkıların nakaratları da girsin içine, apartman kapısının altından atılan bir mektubu heyecanla açarkenki dakikalar, bir gece başağrısıyla uyanmanız, ağlamalarınız, gözyaşlarınız, kumsaldan topladığınız deniz taşları, eski tarihli bir ajandanın arasında solmuş gül, sakladığınız maç biletleri, dertli bir akşamsütü seni ayakta tutan Sarayburnu Deniz Feneri, çözemediğiniz sorunlar, oy pusulaları, yağmurlu günlerde astığınız pankartlar, meydanlarda haykırdığınız sloganlar, nefret ettiğiniz siyasiler, herşey…

Herşey…

Banka hesap cüzdanlarınızı da…

Okul diplomalarınızı da…

Gazete sayfalarını da…

Bir peygamnerin hicreti gelir bulur bizi nasılsa.

Dostoyevskinin acıları gelir arkasından, Kafka’nın yalnızlığı… Mavi emzekli bebekleri gülerken görürüz.

İki dünya savaşının içinden geçeriz.

Gemiler karadan yürür birkez daha.

Tire işareti hala orada!

Eğer yazıyı beğendiyseniz ya da ekleyecekleriniz varsa, lütfen yorumunuz yazın veya RSS aboneliği ile yeni yazılardan anında haberdar olun.

Yorumlar

Henüz Yorum Yok.

Yorum Yazın