Yazıyorum / susuyorum / Tuba Özdemir
Gözlerime is düşüyor harfler fonunda. Eski bir diyarın kaybedilen zamanlarına ağıt yakıyor kum saatim. Ağzım uzunluğu bitmeyen bir tümcenin uçlarını dantelalıyor en suskun sesiyle. Günü olmaz gecelerin alınyazısına dökülüyor mürekkebim. İçimin adımları çarpık kalıyor hayata. Ne büyük susmalar yerleşiyor adımın karşısına. Bir cesaretin ellerime düşmüş son parçasını unu fak ediyor avuçlarım. Parçalanmış cesaretlerden dökülen ürkekliğimi sızdırıyorum kendime. Kendim, kentim kadar olmayı beceremiyorum.
Dünlerden yarınlara salıncaklar sallandırılıyor anılardan oluşma. Ellerim kara kalemlerin karalığına bulaştırıyor mahiyetini. Avuçlarıma darmadağın da olsa bırakılacak bir beyaz yok artık. Ulanmamış bir ömür var heybemde.
Saklambaç oyunlarında bulamıyorum saklandığı yerden varlığımı. Susmaların faydasızlığında ağıtların fuzuliliği çalıyor kapımı. Adı, yalnızlık olan boylamlardan geçiyorum usanmadan. Hırçın denizlerde büyütüp yuvasına sakladığım gözyaşlarım enlemime düşüyor aniden.








