February, 2008 için arşiv


Kürt Düşmanlığı Üzerine

Yazar: admin Tarih: 15 Feb 2008

 

Bizim cenahın (yani dindar kesimin) milliyetçi fertlerinin bir kısmı müspet manadaki milliyet sevme olayını baya bir abartarak ırkçılık boyutuna getirmekteler… Aslında hiç önemli değil herkes hesap gününde hesabını verecek ya ben yine de kardeşimin durumu ile dertleneyim de belki inşallah vicdan aynası bu tarz insanlara hâsıl olurda hesabını veremeyecekleri yüklerin altına girmezler…


Esasen bana bu yazıyı yazdıran durum tam olarak şu: Bildiğiniz üzere ülkemiz yıllardır (23 yıldan fazla olmalı) bir PKK belası ile uğraşıyor. Bu hain ve kalleş terör örgütüne o kadar çok can kurban ettik ki haddi yok hesabı yok. Bu PKK terörünün asıl amacı esas fikirli insanlarca malum olsa da işte bizim cenahı tehlikeye atan amacı şu: Kürt halkının haklarını almak, Kürt halkını azınlık olmaktan kurtarmak, Kürt halkını bağımsızlaştırmak… Kendi propaganda araçlarından (TV,gazete,internet siteleri) bunu deklare eden bu terör grubunun oyununa hem Kürt halkının bir kısmı, hem de bizim cenahın milliyetçi kısmı tamamen inanmış ve aldanmış durumda.Benim canımı sıkan şu; PKK teröründen en çok etkilenen bölge: Doğu Anadolu

En çok köyü boşaltılan, başka yerlere sürgün edilen, yataklık yapma suçlaması ile aşağılanan halk kim: Kürt halkı. (burada bir parantez açmak yanlış anlaşılmaların belki önüne geçer: Yataklık yapma suçu ile cizrenin bir köyünden mecburen Van’a göç eden-ettirilen- bir amca ile sohbet ediyorum önce teröre büyük lanet okuyor ondan sonra çok manidar olacak şu sözleri sarf ediyor: “Devlet bizim babamız, bize bakmasa da bu kabul etmemiz gereken gerçek. Devlet bize öğretmen gönderdi ama köyümüz mahrumiyet bölgesi olduğu için bir öğretmen en fazla 1 yıl dayandı. Full Story →

Sevgililer gününde aşk. . .

Yazar: Mehmet Efe Tarih: 14 Feb 2008

14 Şubat sevgililerin günüymüş.

Yaklaşık kırk-beş dakikadır yazacak tek bir cümle bulamadım. Aslında yazdım ama. . .

Dört defa yazdıklarımı sildim. ( hiç huyum değildir )

Gündeme uyma fikri belkide ilk defa hüsrana uğrattı beni.

Düşüncelerimin ses vermediği bir gündeme neden uyuyordum peki ?

Bu soruyu da yanıtsız bıraktım içimde.

İki kalp resmi çizmek isterdim. Büyük alış-veriş merkezlerinden bahsetmek.

14 Şubat’ın tarihine de inmek isterdim ama. . .

Olmadı. . .

Hatta yazımda ”küçük rüveyda” bile olacaktı. . .

Bu saatte yağan kar’a da muhtemelen değinecektim.

Belki seneler öncesine gidecektim.

Olmadı.

Muhafazakar bir duruş sergileyerek içindeki ses ” susma hakkını” kullandı.

Aslında cümle kuramama zaafı da diyebiliriz.

Neyse. . .

Editör iki kalp resmi çizsin yerimize. İstanbulda kar’a, Zeki Müren ile değinelim.

Dev alış-veriş merkezlerine uğrarız elbet. 

Küçük rüveyda ( sevgili ) şu an uyumakta. . .

Geçmişe gidebilme ihtimalimi ise, 14 Şubat’ın tarihi geçmişiyle bağdaştırdığımız zaman. . . . .

 14.02.2008

Mehmet Efe Yazıcılar

mehmetefeyaziciar@gmail.com

BAŞÖRTÜLÜ KIZLARIN MANİFESTOSU

Yazar: admin Tarih: 13 Feb 2008

SerzenislerCom olaram mail adresimize gönderilen bu Manifestoyu değerli okuyucularımızla paylaşıyoruz.

1-Ben bir bireyim ve özgür olmak istiyorum. Aile baskısıyla başını örtenler olabilir. Ama ben kendi isteğimle örtündüm ve benim gibilerin de çoğunlukta olduğuna inanıyorum.
2-Aile baskısıyla başını örtenlerin haklarını düşünüyorsunuz da, kendi özgür iradesiyle örtenlerin haklarını neden düşünmüyorsunuz? Kendi isteğiyle başını örtenlerin, zorla başlarını açmanız, sizi de zorla örttürenlerin yerine koymuyor mu?
3-Demokrasi ve laiklik adına bunları yapmanızın, zorla birilerinin adına karar vermenizin ne kadar ironik ve acınası bir hal olduğunun farkında mısınız?
4-Benim örtüm sizi neden bu kadar rahatsız ediyor? Diyelim ki sizin isteğiniz oldu ve bütün örtülüler başlarını açtı. O gün uzaya mı çıkacağız, yoksa kanserin çaresini mi bulacağız? Başörtüsünün size bilimsel bir yanetkisi mi var?
5-Ben başımı açtığımda; mahalle baskısıyla ülkücü olanların işaret ve orta parmaklarını, aile baskısıyla komünist olanların saç, sakal ve bıyıklarını da kesmeniz gerekmez mi? Bunun ayırdını nasıl yapacaksınız?
6-Diyelim ki; pazartesi günleri keller okullara, salı günleri bıyıksızlar hastanelere, çarşamba günleri şapka takmayanlar tiyatrolara, perşembe günleri mini etek giymeyenler alışveriş merkezlerine alınmayacaklar. Bu sizleri rahatsız eder mi? Yoksa yasaklar sizin özgürlüğünüzü mü besler?
7-Merak ediyorum acaba K.Kore’de üniversite var mıdır? Varsa öğrenciler tek tip mi giyiniyorlardır? Eğer orada başörtüsü yasaksa, oraya iltica etmek sizce mantıklı mıdır?
8-Özgürlük ve demokrasi söylemleriniz, başkaları üzerinde mahalle baskısı kurduğunuzda nereye uçmaktadır? Gerçek takıyye bu değil midir?
9-Bizim kılığımız kıyafetimiz, sizi neden bu kadar alakadar ediyor? Biz moda ikonu muyuz?
10-Özgürlük başkalarının bireysel tercihlerine saygı göstermekse, ben bir birey değil miyim? Beni sözde aile baskısı ve sizin mahalle baskınız arasında gidip gelen pinpon topu mu zannettiniz?
Kim olduğum önemli mi?
 

Ankarada Ak Parti Şovu

Yazar: admin Tarih: 12 Feb 2008

 

Salı günlerinin özel bir anlamı var Ankara’da.Tbmm’de temsil edilen partilerin Meclis Grup toplantılarının olduğu gün.

Bugün bizzat meclisin içinden takip etme fırsatım oldu bu toplantıları.

Önce Milliyetçi Hareket Partisi’nin grup toplantısı vardı. Sayın Bahçeli yumuşak bir girişle uyarılarda bulundu. Mesajları ince ve oldukca yerindeydi.

Ardından Ak Partinin toplantısı başladı. Salon her zamanki gibi hınca hınç dolu.

Başbakan önce dış konulardan başladı. Belçika ve Almanya dayaşanan olaylara değindi.

Ardından iç siyasete değindi. Konu malum ”türban” tartışması.

Başbakan öyle cümleler söylediki. 

 Başbakan adeta siyaset dersi veriyordu. Chp ve Chp yandaşı medyayı cümleleriyle yerden yere vurdu.

Baykal’ın idam sephası imasına verdiği yanıt ise salonu coşturdu.

”Biz bu yola çıkarken demokrasiye inanmış insanlar gibi söylüyoruz. Biz o beyaz çarşaflarla yola çıktık! ”

Müthiş bir alkışla birlikte duygulu dakikaların yaşanması. Ardından başbakan sözlerine devam ediyor.

”Ayıptır, ayıp, izhan gerkir. bu ülkenin evlatlarını birbirine düşürmeye kimsenin hakkı yok”

Ak Parti grubundaki hava ve başbakanın cümleleri, Ak Partinin Ankara’daki şovunu yansıtıyordu.

Salı günün galibi yine Ak Parti olmuştu. Chp grup toplantısını beklemeden bu cümleler söylenmeye başlanmıştı.

Kemal Büyükcoşkundeniz / SerzenislerCom /

 

Gerçek eğitimciler meydana çıkıyor

Yazar: admin Tarih: 11 Feb 2008

 

Üniversitelerde uygulanan başörtüsü yasağının kaldırılmasına yönelik Anayasa değişiklik paketi rekor oyla kabul edilmişti.

Şimdi de Kocaeli Üniversitesi’nde başörtülü öğrenciler olması gerektiği gibi, özgürce, istedikleri kıyafette eğitimleri görebiliyorlar.

Prof.Dr. Sezer Ş. KOMSUOĞLU , “Başörtüsüyle girmek isteyen öğrenciler başörtüsü ile girdiler ve bu okulda sorun teşkil etmedi” diyerek, kaos senaristlerine gereken cevabı da verdi.

Rektör Komşuoğlu; “Biz yasaların üstünde değiliz, yasaları uygulamakla mükellefiz ” dedi.

İşte Kocaeli Üniversitesi Prof. Dr. Sezer Ş Komşuoğlu’nun Doğan Haber Ajansı’na verdiği mülakat:

VİDEO-HABER:

Full Story →

Arama


Sosyal Ağ

SPONSORLAR

sidebanner sidebanner sidebanner sidebanner