November, 2007 Arşivi

Yalan Dünya. . .

24 Kasım Öğretmenler Gününde, tüm öğretmenlerimizi selamlayarak yazıma başlamak istiyorum. Bu güzel günde ilk-okul öğretmenin sayın ”Reyhan Ercan” hocama sonsuz teşekkürlerimi bu satırlar aracılığıyla iletmek istiyorum. Seneler oldu görüşmeyeli. Emeği, sevgisi, ilgisi ve samimiyeti. . . Bizdeki ise tek kelime ile ”vefasızlık”. . .  
Neyse. . .
Yalan Dünya başlığıyla ve şarkısıyla başlangıcı yaptık.  Bu şarkıyı […]


Uçan kuş, uçan kuş!

ŞOK ŞOK ŞOK Flaş Flaş Flaş….
SHOW TV’nin magazin programı Uçan Kuş Bülent Ersoy’dan korktu mu?
Bunu nereden mi çıkarttık?
Tıklayın!


Artık çocuklara saldırıyorlar

“AKP’nin yüzde 47 aldığı seçimlerden sonra Mahalle Baskısı adında absürt kavramın içselleştirilmesi için yayınlanan servis haberler ”
“Artık çocuklardan çıkarıyorlar hınçlarını. O pis kokan haberlerinde henüz hayatı yeni tanımaya başlayan çocukları, çocuklarımızı seçiyorlar kendilerine, kurban diye… ”
SerzenişlerCom’dan Cihat Arpacık’ın yazısı


Vize= ?

Öğrenciler vize haftasına yine  her zaman ki gibi koşuşturmalar içerisinde girdiler. Öğrenciler arasında bu sıralar ‘’ oğlum vizelerde geldi ne …x… ı  yiyeceğiz kelimesi ‘’ yoğun olarak kullanılmakta. Vizelere hazırlanan  hazırlanmayan tüm öğrencilerin her 2 kelimesinden bir tanesi bu yönde. Vize  demek stres , sıkıntı ve depresyon kelimeleri ile eş anlamlıdır şu  sıralar.kendimde dahil çoğu […]


Gözlerim kimseyi tutamıyor artık

baris-akarsu-aldirma.mp3        
Eskiden iyi günlerimiz
Dostlarımız vardı
Yüzümüze gülen çoktu
Gözyaşları bize kaldı
Zor günler bu zor günlerdeyiz
Simdi nerdeler
Kaldık mı biz bize
Yeteriz kendimize
Geçer bu zor günlerde
Aldırma aldırma
Neler biz neler gördük
Kimleri biz dost bildik
Yalanmış yüzler aldırma
Geçer bu zor günlerde
Hayat kimleri almadı ki. Bize kalan hiç olmadı. Olmayacak ta. Bırakabileceğimiz birkaç güzel söz biraz hatıra biraz da hüzün galiba arkamızdan. Yukarda ki beste […]


İsimsiz yazı. . .

Ve 15 Kasım. .
Yukarıdaki resim yarım. Az buçuk paint bilgimle yarısını kesebildim. İlginç bir anısı var. Ansızın apartman girişinde önüme çıkan bir resim. Muhtemelen küçük bir yüreğin küçük elleri çizmiş.Resmin diğer tarafını görünce. . .Düşünmeden cebime attım. Oldukca müthiş. Oldukca duygusal. . .


Bir çadırda donan hayatımıza…

“Sakarya’nın Sapanca İlçesi’ndeki Kartepe’nin Soğucak Yaylası’nda Orman Bölge Müdürlüğü adına kesim yapan orman işçisi ailenin 4 aylık bebekleri çadırda donarak öldü.” gazeteler…
Böyle haberler yansır gazetelerin soğuk üçüncü sayfalarına. Solgun bir fotoğrafı kalır hayatı o veya bu şekilde biten insanların…
Hani sorun Türbandı
Her dönem aynı terane


Vefatının 27.yıllında Mehmet Zahit Kotku’yu rahmetle anıyoruz

Hayatı boyunca İslâm davası için büyük bir mücadele veren ve topluma ışık tutan büyük İslâm alimi Mehmet Zahid Kotku Hocaefendi, Hakk’a yürüyüşünün 27. yılında da rahmet ve minnetle anılıyor. 13 Kasım 1980’de 83 yaşında vefat eden Hocaefendi’nin kurmuş olduğu ekol hâlâ devam ediyor ve büyük halk kitleleri tarafından hâlâ aynı heyecanla yaşatılıyor.


Ahım tutsun yâR!!..

Aşk-ı bekâ sözcüğüme anlam kazandırması gerekirken bu sözcüğü silip süpüren; herkesin hırsıyla, ahıyla ve bedduasıyla yazıyorum…
“Öyle sevilmeli ki ölünmeli o yolda…” denilmiş… Ölemiyoruz, öyleyse sevemiyoruz…
Peki bu duyduğumuz hisler nedir? Yalan mı? Ya da bir anlık sevgi seli mi? Niye söylenir onca sevgi sözcüğü ve ardındaki abartılı hayal bulutları…
Hak değil midir verilen sözler? Kişisel hukuk içermez […]


Ben Bir Parçada Hüzün Alayım

  
“evvel zaman içindeymişiz 
dünyanın alemin dışındaymışız 
her dem senin aşkındaymışız” 
Kim yazmış, nasıl yazmış, bu satırlarda neler yaşamış, acaba cümlelere hangi aşkları saklamış hiç bilmiyorum ama geceme harika, tatlı bir meze oldu.
Karanlığın içinde gece. Söylemesi ne kadar da basit geliyor dile değil mi?
Ama gelin siz birde bana sorun. Geceleri ben yaşasam gündüzlerde sizin olsa olur mu?
Bırakın geceleri onlar […]


Ya Tâhammul Ya Sefer

Hani bazen insanlar yaşadıkları diyardan çekip gitmek ister ya, ama nedense bunu bir türlü yapamazlar… Neden yapamıyoruz bu gidişi, hiç anlamıyorum…
Acaba aileden uzakta yaşamayı mı düşünemiyoruz, yoksa gideceğimiz yere alışamayacağımızı mı düşünüyoruz?
Geçenlerde bir kitap okudum. Gerçek’ten çok ilginç bir kitaptı. Orada bir aileden söz ediliyordu, artık dağılmaya yüz tutmuş bir aileden.
Ailenin bir ferdi dikkatimi çekti, […]


Sonunda gidiyorsun Erdoğan Teziç

SerzenişlerCom’dan Cihat Arpacık Görev süresi 8 Aralık’ta son bulacak olan YÖK Başkanı Erdoğan Teziç’i yazdı:

“…İstanbul’a dönüp özel işleriyle uğraşacak diyor gazeteler senin için. Belki siyaset felan. Her fırsatta, hep aynı çizgide olduğunu gösterdiğin Baykal sana kucak açacaktır. Belki bir kıyı kasabasına yerleşirsin. Bodrum’da olabilir. Gece yakamozu izleyip, masanda bulunan albay emeklisi ve cumhuriyetçi yaşlılarla sesi kısık sohbetler […]


Meyhane bakışlı yarim . . .

Başlıkla alaka kuramayabilirsiniz. Resim ile başlık arasında bir köprü kurmak da fazlasıyla zor. Nereden çıktığını bilmiyorum. Google hocaya sordum. Böyle bir cümle henüz kurulmamış. ”Meyhane bakışlı yarim” cümlesi kısmen özetliyor aslında düşünceleri ama. .
Kitabımın ismi diye anlattım arkadaşlarıma. Kimi güldü, kimi umursamadı. ”Meyhane” kelimesindeki soğukluk kendisini hissettiriyordu sanki.
Peki neden Meyhane bakışlı yar ?


Dik Cheney puştluğu

 
ABD Başkan Yardımcısı Dik Cheney “Türklerle Kürtler arasında yıllardır süregelen bir husumet var ve biz bunun daha da alevlenmemesi için çalışıyoruz”
CNN TÜRK Haberleri!
SerzenişlerCom’dan Cihat Arpacık’ın yazısı


Tanrım elini kalbimize sür!

 
Mesela üniversite, mesela Lise aile mesela… Gücümüz yok, olmasın zaten…
Sanırım son günlerde Ortadoğu daha bir hareketliymiş. Bazı ülkelerin savaşın eşiğinde olduğunu söylüyor takım elbiseli ve kravatlı adamlar. Bizi yalnız bırakmasaydın Tanrım keşkeTanrım elini kalbize sür…
Yoksa!
SerzenişlerCom’dan Cihat Arpacık’ın yazısı


Hep Avunduk,Hep Avutulduk…

Son zamanlarda, birbirini kovalayan bir çok olayın içinde bulduk kendimizi.
Öyle ki gün geldi benliğimizi yitirme noktasında bulduk.Son bir hamle ile tekrardan silkindik ve attık üzerimizdeki bütün hilaf küllerini. Fakat nedense olmadık vaadlerin kurbanı olmaktan sıyrılamadık. Kısacası kendimizi kandırır olduk ve nihayetinde bir piyonduk ve piyonu oynamaktan vazgeçemiyeceğimizi her defasında fiili olarak gösterdik. Bas bas bağırdık,yeri geldi […]