‘SENARYO AYNI SAHNE FARKLI’
Yazıma ilk olarak düşündüğüm konu aslında farklıydı, ama ‘Sevgili Arkadaşlarım’ sayesinde kendimi düşüncelerimi bildirmek zorunda hissettim. Benim bu sitede naçizane görüşlerimi anlatma nedenim zaten birçok fikir kavgasıyla belli kutuplara çekilmek istenen kardeşlerimin yaralarını kaşımak değil, insanların içerisinde bulundukları konumu gücümün yettiğince kuş bakışı göstermek istememdir. Ben şunun farkındayım. Hepimiz farklı sosyal kesimlerde, farklı şartlarda ve farklı düşünceleri benliğimize sindirerek yetiştik veya kendimize yatkın fikirleri, akımları kabullendik, ama bence bu değişik düşüncelerin iyi yönlerini hayatımıza geçirmemek için bir neden olmamalı.
Kalabalık bir odada olduğumuzu düşünelim, o odanın ne kadar havasız olduğunu anlamak için birkaç dakika dışarı çıkmamız gerekmez mi? Ancak geri döndüğümüzde odanın ne kadar havasız olduğunu fark edebiliriz. İnsanlar fikir mücadelelerini yaparken cahil ve anlayışsız oldukları takdirde o odada boğulduklarının farkına bile varamazlar. Daha acı bir mesele ise bu çıkmaz yola girenler sadece başka ortamlarda bulunmamış ‘kafes kuşu’ olarak adlandırdığımız kesimin bireyleri değil, az çok eli kalem tutan kendini ‘düşünce adamı’ olarak gören arkadaşlarda farkında olmadan bu gidişata bence çanak tutmaktadır.
Hindistan uzun yıllar boyunca milyonlarca nüfusa sahip olmasına rağmen deyim yerindeyse bir avuç İngiliz askeri ile İngiltere’ye sömürge olmuştur. Sizce bu nasıl olmuştur? Hintliler bir araya gelip ayaklansalardı, sömürgeden kurtulamazlar mıydı? Bazılarınız kast sistemi, iklim, coğrafya gibi nedenleri şuanda eminim aklından geçiriyordur. Asıl nedeni ben anlatmaya çalışayım. Hepimiz az çok İngiliz ajanlarının Osmanlı Devletinin parçalanmasındaki rolünü biliriz. Yani;
‘Senaryo aynı sahne faklı’
Hindistan’da bir kurban bayramı sabahıdır. Müslüman kılığına girmiş bir İngiliz ajanı ineğe tapan insanların yaşadığı bölgeden bir inek tutar ve Müslüman mahallesine götürür. Diğer ajansa ineğe tapanları Müslümanlar tanrımızı kesecek kurtarın diye kışkırtır. Kızgın kalabalığı Müslümanlar aynı aldanmışlıkla karşılar, inek ortada kalır ajanlar sıvışır. Biz bunları nerden mi öğrendik? İngiliz ajanlarının bizlere bıraktıkları değerli hatıra defterlerinden…
Sonuç olarak İngilizler bir avuç askerle Hindistan’ı yıllarca sömürge olarak kullanmışlardır. Bence artık havasız odalardan nefes almak için dışarı çıkma zamanı geldi. Kendi kimliğimizi ve inançlarımızı kapalı kutular ardında korumak isterken başkalarının oyuncağı olmayalım.
Seda AKDOĞAN / SERZENİŞLER









Güzel bir yazıydı.Tebrik ederim.
02 Nov 2007 Saat: 13:37