‘Dayaktan’ vazife çıkarttım! / Cihat Arpacık
Milli damadımız Caner’in program yaptığı kanalın güvenlik görevlileri tarafından evrile çevrile dövülmesi olayı mahallede oldukça ses getirmişe benziyor. O berbat yarışma programında bir türlü kavuşamadığı, onun uğruna mecnun moduna girdiği, gözyaşı döktüğü milli gelinimiz Tülin’le yaşadığı bir tartışma sonucu vazoyu, sehpayı kıran maço Caner’den millerce uzakta bir kişiyi gördük. Dayak yerken ‘abi kurban olayım, valla ben yapmadım abi’ diyen bu Caner ile o Caner arasında oldukça büyük bir fark var ama konumuz bu değil.
Tabi dayak görüntülerinin ‘piyasaya’ çıkmasının ardından Caner’in canlı yayınlara çıkmak için büyük paralar istediğine girersem mideme ağrılar gireceği kesin! Benim için yazı değeri taşıyan şiddetin bir sarmal haline gelip toplumu kuşatması. Gazetelerde çarşaf çarşaf haberleri çıkan olayın daha vahimi bırakın okullarda, askerde, iş yerlerinde yıllardır yaşanıyor zaten kardeşim! Cevahir’de hırsızlık yaptığı öne sürülen küçük kızın nasıl dövüldüğü en azından benim hafızamdaki yerini tüm sıcaklığıyla koruyor. E tabi topluma mal olmuş, o yarışmadan sonra şiir albümü bile çıkarmış mümtaz şahsiyet Caner’in dayak yemesi kamu vicdanını oldukça rahatsız edecektir ki Türk medyasının olaya yaklaşım biçimi zaten bunun tam da böyle olduğunu gösterir nitelikte. Siz olayı sadece Caner’le sınırlandıra durun oto tamirhanelerinde, asker kışlalarında, İstanbul’un arka sokaklarında bu ve benzeri olaylar her gün katlanarak yaşanmakta.
Türk medyası özellikle de sağ olası amiral gemimiz Hürriyet bu olaya oldukça şaşırmışa benziyor. Neden şaşırıyorlar anlamış değilim. Caner patronun çocuğuna artistlik yapmış, patronun adamları da işlerini. Doğal olan da budur zaten. Bu hep böyle gelmiştir, kimse kızmasın böyle de gidecektir. Haddine mi düşmüş Caner’in patron oğluna artistlik yapmak! Güçlü olan onlardır ve haddini de bildirmeyi iyi bilirler. Bildirmişler zira, yoksa Caner’in ‘bokunu yiyim abi’ ayaklarına yatması boşuna değildir…
Tıpkı Cevahir’de dövülen o minik kız gibi. Güvenlik görevlisi güçlüdür çünkü!
Tıpkı okula gidip gelen kendi halinde bir öğrencinin okul çetesinden dayak yediği, üstelik bunu kimseye söylemediği gibi!
Tıpkı kışlada komutandan dayak yiyen asker gibi! Güçlü olan onlardır ve vurmayı ilahi bir görev kabul ederler.
Hele ‘şiddetli’ geçimsizlikten doğan boşanma davalarının, bebeklere uyuşturucu verme olaylarının, jiletle ‘sevgililerinin’ vücutlarına isimlerini yazan psikopatların gittikçe çoğaldığı bir yer olmadı mı bu ülke! Neye şaşırıyorlar anlamıyorum!
Eğer yazıyı beğendiyseniz ya da ekleyecekleriniz varsa, lütfen yorumunuz yazın veya RSS aboneliği ile yeni yazılardan anında haberdar olun.








tebrıkler arkadsım gercekten cok guzel olmus elıne saglık